sosyoloji ,organik yaşam,seyehat

2 Şubat 2018 Cuma

SEMBOLİK MANTIK 1. ÜNİTE


  MANTIĞIN TEMEL KAVRAMLARI





MANTIK:Düzgün akıl yürüme kurallarının bilimidir,

📌 Düşünmede ortaya çıkan paradoks ve çelişkilerden kaçınmak,tartışmalarda üstün gelen taraf olmanın yöntemlerini geliştirmek isteğinden doğmuştur.

📌Mantık biliminin kurucusu Aristoteles'tir,

Mantığın konusu:Akıl yürütme denilen düşünme biçimidir,(Akıl yürütmek birtakım doğrulardan veya kabullerden hareket ederek,bir sonuca varmak demektir.)

Mantığın amacı:
  1. Düzgün akıl yürütme biçimlerini ortaya koymak
  2. Akıl yürütmeleri denetlememizi sağlayacak yöntemler geliştirmektir
Mantığın Temel Kavramları
  1. Önerme                                                                                                                 *anestek
  2. Çıkarım
  3. Tutarlılık
  4. Mantıksal Doğruluk
ÖNERME:

Anlamlı ve kesin yargı bildiren bildirsel tümcelerdir, (doğru veya yanlış bilgi olmasının bir önemi yoktur)
  • Giresun ,Türkiye'nin en kalabalık kentidir        (Y)
  • 3+5=9                                                                (Y)
  • Asal tek çift sayı 2'dir                                        (D)
  • Psokoanaliz kuramcısı Freud'tur                       (D)

📌 Akıl yürütmeler önermelerden oluşur,

📌Sözcüklerin anlamlarının açık olması ve bu sözcüklerin bir arada açık bir yargı bildirmesi gerekli

Örnekler:

***"Haftanın en kırmısı günü çarşambadır"  Burada ki söz dizimi görünüşte önerme olmasına rağmen ,anlaşılır bir yargı bildirmediğinden önerme sayılmaz.

***Ali bir doktordur
***"Ali" üç harflidir.
***"Ali" bir doktordur
*** Ali üç harflidir

İlk ifade Ali hakkında bir önermedir,Ali gerçekten doktor ise önerme doğrudur veya değilse yanlıştır,İkinci ifade ise bir sözcük hakkında,doğru bir önermedir,Üçüncü ve Dördüncü ifadeler ise anlamsızdır,

En Temel Tümce Türleri
  • Bildirsel tümceler
  • Soru tümceleri
  • Emir tümceleri
  • Ünlem tümceleri
ÇIKARIM:

Bir veya birden fazla sayıda önermeden hareketle bir başka önermeye bir çıkarımda bulunmaktır,

  • Öncül önermeler ve sonuç önermelerinden oluşur                                                 *anestek
  • "O halde", "Öyleyse", "Demek ki"," Dolayısıyla" gibi ifadelerden oluşur,
  • Birinci öncül
         İkinci öncül,
         ..........
        Sonuncu öncül
        _____________
        O halde,Sonuç önermesi

Örnek:"Ayşe bugün hasta.Demek ki,Ayşe bugün işe gelemeyecek."

Temel Akıl  Yürütme Biçimleri

  1. Tümdengelimli (dedüktif)
  2. Tümevarımlı (indüktif)
  3. Heptengitmeli (abdüktif)
Tümdengelimli (Dedüktif) Akıl Yürütme: Burada önemli olan öncül önermeler doğru ise,sonuç önermesinin de mutlaka  doğru olmasını bekliyoruz, Ama diyelim ki öncül önerme doğru sonuç önermesi yanlış ise bu geçersiz bir tümdengelimli çıkarım olmuş oluyor.Nasıl mı? İşte şöyle ki;

Örnek: Tirebolu Giresun'un bir ilçesidir.O halde,Tirebolu Giresun'un bir ilçesidir. 
            Her insan ölümlüdür. Aristo'da bir insandır.O halde ,Aristo ölümlüdür.

Örnek: Tirebolu ya Giresun'un bir ilçesi ya da Ordu'nun bir ilçesidir.O halde, Tirebolu Ordu'nun ilçesidir.
          Bazı insanlar doktordur.Aristo'da insandır.O halde,Aristo doktordur.

***Birinci örnektekiler geçerli tümdengelimli örnekler, ikinci örnektekiler ise geçersiz tümdengelimli örneklerdir.



📌 Ancak burda dikkat etmemiz gereken bir nokta ; öncül ve sonuç önermelerinin doğruluk derecelerinden çok aralarında ki mantıksal ilişkiye göre de bakmamız gerektiğidir.

Örnek: "Kar beyazdır.O halde ,çimen yeşildir"  (Ne alaka yani diyor insan :))  ama şöyle yazılmış olsa idi bu geçerli olucaktı o nasıl peki?

  Örnek:" Kar yeşildir.Çimen beyazdır.O halde,Kar yeşildir ve çimen beyazdır".(Burası anlaşıldı umarım :)) Burada kar'ın yeşil olduğuna takılmıyoruz cümlenin mantıksal bütünlüğüne bakıyoruz,yani ilk örnekte verdiğimiz cümle de kar'ın beyaz olmasına bağlı çimen yeşildir anlamı çıkıyor ne alaka yani burası mantık hatası olduğundan geçersiz oluyor ama ikinci cümle de birisi diğerinden dolayı olmuyor ,yani o öyle imiş bu böyle ,tamam mı?                               *anestek

Tümevarımlı (İndüktif) Akıl Yürütme:Doğa bilimlerinde ve gündelik yaşamda başvuruyoruz.Mesela bunda tümdengelimli de hani sonuç önermesini de kesin doğru kabul ediyorduk ya bunda bu yok sadece sonuç önermesinin doğru olma olasılığını arttırma şartı aranıyor.Yani;

Örnek: 50 Kişilik  Kız İmam Hatip Lisesi Okulunun kapısında zilin çalmasını bekliyor olalım

Birinci çıkan kız öğrencinin başörtülü çıktığını
İkinci çıkan kız öğrencinin de aynı şekilde çıktığını
Üçünçü çıkan kız öğrencide aynı ise
------------------------------------------
kırkdokuzuncu kız öğrenci de aynı çıksa 
______________________________________-
O halde,tüm okuldaki kız öğrencilerin başörtülü olduğu   sonucuna varıyoruz.(Bu örneği verdim çünkü artık imam hatipler başörtülü olmak zorunda değil,)

📌Eğer tümevarımlı bir çıkarımda öncül önermelerin doğruluğu sonuç önermesinin doğruluğunu ciddi mana da artırıyorsa,bu çıkarım güçlü bir tümevarımlı çıkarımdır. Nasıl mı?

Örnek:Yasemin sözelcidir,
_____________________
O halde, Yasemin yarın ki ÖSYS'de matematikten full çıkartamaz, :))

📌Eğer tümevarımlı bir çıkarımda öncül önermelerin doğruluğu sonuç önermesinin doğruluğunu ciddi mana da artırmıyor sa ,bu çıkarım zayıf bir tümevarımlı çıkarımdır. Yani;

Örnek:Tanıştığım ilk Karadeniz'li inattır
           Tanıştığım ikinci Karadeniz'lide inattır
            Tanıştığım üçüncü Karadeniz'lide inattır
______________________________________
Dolayısıyla,tüm Karadeniz'liler inattır :))) (Hepsi inat değil :))
           
***Analoji (benzeşim) yoluyla akıl yürütme:(Tümevarımlı akıl yürütmenin bir biçimidir)
Öncül önermelerde İki şey arasındaki ilgili bakımlardan benzerlik ortaya koymak ,Yani;

Örnek:Rize  ilinin çoğrafi durumu ,Rize'nin  yaz mevsimlerinde ki  ılımanlığı ve iklimi Muson iklimine benzer,Muson ikliminde yazın  yaşam kolaydır.Dolayısıyla yazın Rize'de yaşamamız mümkündür. (Bu olumlu ve anlamlı bir analojidir)                                                     *anestek

  Örnek: Maymunlar ve insanlar pek çok açıdan birbirine benzerler.İnsanlar futbol oynar.Dolayısıyla maymunlar da futbol oynar (Başarısız bir analoji örneği )

Heptengitmeli (Abdüktif) Akıl Yürütme:Gündelik yaşamda sıkça başvurdugumuz bir yontemdır.Burada sonuç önermesinden öncül önermenin doğru olmasını açıklayıcı gücü en yüksek olan önermeyi sonuç önermesi olarak çıkartmamız gerekiyor.Yani;

Örnek: Diyelim ki,Antalya'da kent meydanında (orada kent meydanı var mı bilmiyorum bu arada :) tamamen hayal dünyam) oturuyoruz  ve bir anda lapa lapa kar yağdı.Aklımıza ilk gelen şeyin gerçekten kar yağdığı veya yağabileceği gelir di mi, ama O an sıcaklık ve mevsim açısından buna elverişli değil (ki genelde Antalya'ya pek kar yağdığı da görülmez:) hemen bir genel yani öncül önerme yapıyoruz ,ne diyoruz aaa yaşasıııınn kar yağıyor nihayet ama durum bizim sandığımız gibi değil de otomatik kar yağdırma makinelerinden yağdırılan kar olduğu sonucu hemen aklımıza gelmez .İşte bu akıl yürütme şekli aynen bunu açıklar,(geçenlerde tv de antalya'ya böyle bir insanlar sevindirik olsunlar diye yapılmıştı aklıma geldi yazayım dedim :))

TUTARLILIK

Bir grup önermenin tümünün aynı zamanda doğru olabilmesi bu önermeler grubunun tutarlı olduğunu gösterir,

 Örnek:"Hira Yasemin'in kızıdır." ve Yasemin Hira'nın annesi değildir". önermesi (tutarsızdır.)

 Örnek: " İrem Yasemin'den  küçüktür","Hira İrem'den küçüktür.", Yasemin Hira'dan büyüktür" (tutarlı)

MANTIKSAL DOĞRULUK

📌Geçerli çıkarım ile mantıksal olarak doğru önerme ve mantıksal olarak yanlış önerme arasında sıkı bir ilişki vardır. Sadece aralarına "ise,"ve"yazılması aynı manaya getirir,Yani;

Örnek:Ayşe bir dördüncü sınıf öğrencisi ise,Ayşe bir öğrencidir (mantıksal olarak doğru) bir başka ifadesi ise;
-----Ayşe bir dördüncü sınıf öğrencisidir,O halde,Ayşe bir öğrencidir" çıkarımı (geçerli bir çıkarım) dır.                                                                                                                          *anestek

Mantıkta Sembolleşme

Dil üç alanda incelenir
  1. Sentaks (dizim)
  2. Semantik (anlam)
  3. Pragmatik
Örnek: "Sosyoloji" sözcüğünün dokuz harfli olma özelliği  (sentaktik)

       Yani burada anlam bilmeyen bir insan bunun kaç harften oluştuğunu bilir ,bu manayı veren anlamdır.

Örnek: "Sosyoloji" sözcüğünün insan ve toplum bilimi anlamına gelmesi ise (semantik )

------Sosyoloji ile Toplum bilimi sözcüklerinin eşanlamlı olması da (semantik) bir ilişkidir.

Örnek:"Al" sözcüğü,"Bayramda her yer al bayraklarla süslendi" tümcesinden kırmızı yerine kullanıldığından burada "al" sözcüğü anlamı dilsel bağlamı oluşturan tümce yeterlidir.(pragmatik) (Dilsel bağlam)



📌Pragmatiğin en temel kavramı "bağlam" kavramıdır.
  1. Dilsel bağlam
  2. Fiziksel bağlam
Anlam Bulanıklığı:Bir ifadenin hangi varlıklara,hangi durumlara uygulanabilineceğini kesin olarak belirlenememesidir..

  • Uzun
  • Kısa
  • Hızlı
  • Yavaş
Çok Anlamlılık:Bir ifadenin birbiriyle ilgisiz birden fazla anlamda kullanılmasıdır
  • al-kırmızı(renk)                                                                                                       *anestek
  • al-bakkaldan iki kilo şeker al gibi,(satın almak )

Sembolleştirme:

✅Gündelik dilde ifade ettiğimiz bir önermeyi sembolik bir dilde ifade etmek o sembolik dilde sembolleştirmektir.

Örnek: "İki ve beş sayılarının toplamı üç ve dört sayılarının toplamına eşittir" önermesinin sembolik hali:   "2+5=3+4  şeklinde dir.

✅Gündelik dilde ifade edilmiş bir çıkarımdaki tüm öncülleri ve sonuç önermesini sembolleştirdiğimizde,bu çıkarımı sembolleştirmiş oluruz."O halde " yerine sembolü kullanılır.

Örnek:"İki üçten küçüktür.Dört beşten küçüktür,O halde,,iki ile dördün toplamı,üç ile beşin toplamından küçüktür.   2 < 3 , 4 < 5  ∴ 2 + 4 < 3 + 5 'dir.

Sembolleştirmenin Yararı

Sembolleştirme söylemek istediğimizi kesin olarak ifade etmemizi sağlar
Söylemek istediğimizi daha kısa ifade etmemizi sağlar
Denetlemeleri hızlı ve hatasız gerçekleştirmemizi sağlar
Sembolik mantıkta önerme ve çıkarım biçimlerini ele alarak genel sonuçlara ulaşmayı sağlar


SORU: Aşağıdakilerden hangisi bir önermedir?

 a) Bugün yağan kar mı ?
 b) Bana kitaplarımı getir.
 c) Keşke İstanbul'a dönebilsem.
 d)Hira tıp kazanmış,Sahi mi !
 e) 1 en küçük tek doğal sayıdır.

Kolay gelsin :)) 








1 Şubat 2018 Perşembe

SOSYOLOJİYE GİRİŞ 5.ÜNİTE


KÜLTÜR VE TOPLUM




✅ Ünlü kültür kuramcısı Raymond Williams kültür terimine dair 164 farklı tanım var diyor,

Kültür’e birkaç yaklaşım;

✔️ Tarih içerisinde oluşturulan bir anlam ve önem sistemi, ya da başka bir deyişle , bir grup insanın bireysel ve toplu yaşamlarını anlamada ,düzenlemede ve yapılandırmada kullandıkları bir inançlar ve adetler sistemidir . Yani insan yaşamını anlamanın ve düzenlemenin bir yoludur diyor (Parekh )

✔️Ona göre kültür (hars) halkın ananelerinden,eğilimlerinden ,örflerinden,sözlü ve yazılı edebiyatından ,estetik ve iktisadi ürünlerinden oluşur diyen ve Türkiye’de sosyolojinin öncü isimlerinden olan kişi Ziya Gökalp’tir

✔️Bir cemiyetin sahip olduğu maddi ve manevi öğelerden oluşan bir bütündür (Mümtaz Turhan)

Kültür Kavramının Tarihsel Gelişimi                                                                                  *anestek
  • 18.yy’a kadar ki dönemde ;Toprağı ıslah etme-ürün yetiştirme (Kültür mantarı terimi)
  • 18.yy’da Aydınlanma Düşüncesi sonucu :İnsan Zihni’nin etkin olarak geliştirilmesi
  • 18.yy sonrası ve günümüzdeki kullanımı ise Estetik kavram ve halkın bütün bir yaşam biçimini ifade eden anlamlara ulaşmıştır
Kültür’ün üç temel tanımı
  1. Kültür’ün estetik tanımları ya da yüksek kültür olarak kültür
  2. Kültür’ün antropolojik tanımları ya da bütün bir yaşam tarzı olarak kültür
  3. Paylaşılan anlam sistemleri olarak kültür
✅ Kültürü Estetik mükemmellik olarak tanımlayan Kültür eleştirmeni Matthew Arnold ‘tur.

✅Sosyal antropolojinin kurucusu Edward Burnett Tylor dur





✅Kültür paylaşılan semboller/anlamlar sistemidir diyen kişi Clifford Geertz’dir

Kültür çeşitleri
  • Alt kültür 
  • Karşı kültür
  • Kitle kültürü
  • Folk kültür veya halk kültürü
  • Yüksel kültür
  • Popüler kültür
➡️Toplumda azınlıkta olan grupların değer ve tutum ve yaşam tarzlarını yansıtır ( punk, rock, romanlar,eşcinseller) Alt Kültür

➡️Egemen kültürel değerlere topyekun bir şekilde karşı gelen grupların yaşam biçimlerini yansıtır ( Hippi kültürü) Karşı kültür

➡️Kültür endüstrisi tarafından ticari kaygılarla üretilen ama kitlesel düzeyde tüketilen  kültür için kullanılır, Yukarıdan dayatılır ve estetik,sanatsal değerlerden yoksundur. (Kitle Kültürü)

➡️Halk türküleri,hikayeleri en tipik şekilleridir (Folk Kültürü ya da Halk Kültürü)

➡️Çeşitli sanat biçimleri,edebiyat,müzik,bale,opera vs gibi örnekler bu kültüre aittir (Yüksek Kültür)

➡️Toplumda büyük çoğunluklR tarafından beğenilen,tercih edilen kültürdür.(Tv izlemek ) Popüler Kültür
                                                                                                                                                   *anestek
Frankfurt Okulu

  1. Adorno
  2. Horkheimer
  3. Benjamin
  4. Lowenthal
***Frankfurt Okuluna göre kültür: kapitalizmin tahakkümünü yaygınlaştırmak ve insaları ve onların kültürel anlatımlarını metaya dönüştürmek için teknolojiyi nasıl kullanıldığı ve aklı naıl araçsallaştırdığını göstermeye çalışır diyorlar,

📌Mekanik Yeniden Üretim Çağında Sanat Eseri  adlı çalışma ,Benjamin'e aittir (popüler sanat konusunda daha iyimser bir tavır sergiler)

Paradigma:Bir bilimsel disipline,bilim topluluğuna belirli bir süre için model oluşturan ve topluluğun üyeleri tarafından yaygın olarak kabul edilen kuramsal çerceveye verilen isimdir.

Hale: Sanat eserine özgü onu tek ve biricik yapan,onu çevreleyen parıltı

Hegemonya:Bir rejim,sosyal sistem ya da iktidarın baskıdan çok geniş toplum kesimlerinin ona rıza göstermesi sonucu ortaya çıkan egemenlik biçimidir.

📌Hegemonya "Antonio Gramsci"'e aittir (cips gibi ismi var akılda çok kalıcı :)))


Britanya Kültürel Çalışmalar Okulu
  1. Barthes
  2. Althusser
  3. Foucault
  4. Gramsci
***Britanya Kültürel Çalışmalar Okulu'na göre kültür:
  • Medyanın kültürel hegemonyanın oluşturulması ve sürdürülmesindeki rolüne dikkat çekiyor,
  • Popüler kültür ile Alt kültürü detaylıca incelemeye alıyor,
  • Kültürlerin özerkliğine dem vururlar
  • Egemen güç/iktidar iktidar ilişkileri tarafından biçimlendirildiği görüşüne sahipler
  • Kültürel tabakalaşmayı reddederler
📌Egemen sınıfın kültürünün eğitim sistemi yoluyla nesilden nesile aktarılması sürecini ifade eden kavram Kültürel Yeniden Üretimdir ve kuramcısı "Pierre Bourdieu " dur,

Kültürel Determinizm:Kültürün değişmez ve çok güçlü,içinde yer alan bireylerin de onun bir nevi esiri olduğu düşüncesidir.

Etnosantrizm: Bireyin kendi kültürel değerlerini merkeze alarak başka kültürleri kendi kültürünün değer sisteminden değerlendirmesi ve yargılamasıdır.Yani kendi kültürünü yüceltme ve başka kültürleri aşağılama olarak geçer ve sonuunda ise
  • Heterofobi (farklılık düşmanlığı)
  • Zenofobi  (yabancı korkusu/düşmanlığı)
  • İslamafobi (İslam korkusu)
  • Homofobi (eşcinsel düşmanlığı)
  • Şovenizm    gibi düşmanlıklara ve ayrımcılıklara sebebiyet veriyor,                             *anestek
Kültürel rölativizm:Kültürleri kendi içinde değerlendirmek ve yargılamak gerektiği,kültürlerin dışardan yargılanmayacağı düşüncesidir,

📌Kültürel geçikme kavramı "William Ogburn 'a aittir.

📌Kültürel sermaye kavramı "Bourdieu'ya aittir.

📌Küreyerelleşme kavramı "Robertson'a aittir,


SORU:Cep telefonu sahibi olmayan insanların,cep telefonu edindikten sonra toplum içindeyken çevrelerindeki insanları rahatsız edecek şekilde bağıra çağıra telefonla konuşmalarını anlatan kavram hangisidir?

a Kültürel rölatizm
b)Kültürel determinizm
c)Kültürel gecikme
d Kültürel sermaye
e)Kültürel emperyalizm

 kolay gelsin ;))





30 Ocak 2018 Salı

SOSYAL POLİTİKA 8.ÜNİTE


KÜRESELLEŞME VE GÜNÜMÜZ SOSYAL POLİTİKA SORUNLARI



Küreselleşme: İktisadi,sosyal ve siyasi hayatın bütün aktörlerinin 1989’lar sonrası dönemde yaşadıkları sorunların gerekçelendirilmesinden,gelecek dönem projeksiyonlarının yapılmasına kadar kendilerini ilgilendiren bütün alanlarda sebep,sonuç veya belirleyici faktör olarak dikkate aldıkları bir referans olmuştur.

🍂Küreselleşme ayrıca ulus devlet için sıkıntılı bir süreçtir.

Küreselleşmenin Doğuşu 

  • 1979’li yılların ortasında yaşanan krizi takiben 1980’li yıllarda ortaya çıkmıştır 
  • Soğuk savaş döneminin sona ermesi
  • İki bloklu dünyadan tek bloklu dünyaya geçiş ve Doğu bloğunda yer alan ülkelerin batı ile bütünleşme çabaları 

Brezilyalaşma : Kayıt dışı emek piyasalarının yükselişi anlamına gelir ( Küreselleşmenin olası sonuçları )

Dünya Bankasına Göre Küreselleşme

Ekonomilerin ve toplumların bütünleşme sürecidir ve kaçınılmazdır.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Göre Küreselleşme                                                          *anestek

Bütün ülke vatandaşlarına Daha yüksek hayat standardını sağlamak için,kültürel ,sosyal,çevre ile ilgili boyutları da var diyor 

🍂Kıt kaynaklarla sonsuz ihtiyaçların karşılanması hedefinin gerçekleştirilmesi için en uygun yoldur 

Ekonomik Kalkınma Ve İşbirliği Örgütü (OECD)Göre Küreselleşme

Mal ve hizmet piyasaları ile birlikte mali piyasaların da bütünleştiği,ulusal ekonomilerin birbirine bağımlılıklarının arttığı çok yönlü bir ekonomik bütünleşme sürecidir.

Birleşmiş Milletler (BM)’e Göre Küreselleşme

Karşılıklı bağımlılığın artması ve iktisadi,siyasi,sosyal ve kültürel boyutları olan çok yönlü bir olgudur der

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’e Göre Küreselleşme

Toplumlar ve ülkeler arası eşitsizlikleri artıran,sosyal sorunları derinleştiren etkileri olduğunu söylüyor.


Küreselleşme ile ilgili yaklaşımlar
  1. Aşırı Küreselleşmeciler
  2. Şüpheciler
  3. Dönüşümcüler
Aşırı Küreselleşmeciler 
  • Mal ,hizmet ve sermaye hiç olmadığı kadar artmıştır
  • Ulus devlet önemini yitirmiştir
  • Piyasalar devletten daha güçlü olmuştur
  • Neo-liberaller / Neo-Marksistler 
Şüpheciler:
  • Yaşadığımız dünya da hiçbir şey yeni değildir
  • Dünya çapında bütünleştirici sonuç doğurmadı
  • Ekonomik faaliyetler belirli ülkeler ve gruplara kaydı
  • Milliyetçi / sağ görüş
Dönüşümcüler:
  • Küreselleşmeyi olumlu-olumsuz sonuçları ile değerlendirirler 
  • Entelektüellerden oluşur
Küreselleşmenin Göstergeleri
  1. Uluslararası mal ve ticaret arttı
  2. Uluslararası sermaye hareketleri ve yatırımlar arttı                                                     *anestek
  3. Haberleşme ve ulaşım maliyetleri düştü ve iletişim arttı
  4. Çok uluslu şirketler büyüdü
✅Hizmet ihracat ve ithalatı bakımından lider ülke Sıralaması
  1. ABD
  2. İngiltere
  3. Almanya
  4. Japonya


✅Ar-Ge harcamalarına en fazla katkınyapan ülke ÇİN’dir

✅Çok uluslu devletlerin %90’ı ABD,AB,JAPONYA kökenlidir

Rus çok uluslu şirket “Gazprom’dur.



✅1980-2000 dönemi doğrudan yabancı sermaye yatırımları en fazla Asya-Pasifik ülkelere olmuştur 

🍂Küreselleşmenin olumsuz sosyal sonuçlar doğurduğu BM tarafından hazırlanan İnsani Gelişme Raporları ile doğrulandı.

✔️Sosyal Refah Devleti’nin  altın çağı ikinci dünya savaşı sonrası :1945-1975 yılları arasındaki 30 yıllık dönemdir .

A tipik istihdam: Hizmet sektöründe kısa süreli ve esnek zamanlı çalışmak isteyen Daha çok kadınların,öğrencilerin ,engellilerin tercih ettiği istihdam şekildir (taşeronlaşma)

İnformel-kayıt dışı sektör:Verimliliği düşük işler olduğu İçin çalışanlar İçin ücretlerin düşük,çalışma sürelerinin uzun , iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin yetersiz,iş güvenliğinin olmadığı işlerde çalışmak demektir.(merdiven altı sektör)

🍂Çalışan gruplar arasında en dezavantajlı grup göçmenlerdir ve ILO’nun 2004 yılından sonra ağırlıklı ilgi alanına girmiştir.

✅Dünya nüfusunun yalnızca %20’si yeterli sosyal güvenlik garantisine sahiptir.

✅İlk defa sosyal sigorta sistemini Bismark(1881) Almanya ‘da başlatmıştır .

✔️ILO’nun ilk ve en kapsamlı faaliyeti 2004’te “Herkes İçin Fırsatlar Yaratan Adil Bir Küreselleşme” raporu olmuştur                                                                                         *anestek

Soru:Aşağıdakılerden hangisi çok ayaklı sosyal güvenlik sistemini yerleştirmeye yönelik politikalar arasında yer alır ?
  • Kıdem tazminatı
  • Sosyal yardımlar
  • Bireysel emeklilik sistemi
  • Sosyal dayanışma
  • Asgari ücret 
Cevapları bloğun yorumlar kısmına yazabilirsiniz , Başarılar :)))

28 Ocak 2018 Pazar

SOSYAL POLİTİKA 6. ÜNİTE


SOSYAL DIŞLANMA-AYRIMCILIK







Sosyal Dışlanma: Sivil,siyasi,ekonomik ve sosyal vatandaşlık haklarından mahrum olma ve edilme durumudur.

*** İlk defa  sosyal dışlanma  Fransa'da kullanılmıştır.

***Rene Lenoir sosyal dışlanmayı daha geniş manada kullanmıştır.
  • Zihinsel ve fiziksel engelliler
  • İntihar eğilimliler
  • Hasta-bakıma muhtaç yaşlılar
  • İstismar edilen çocuklar
  • İlaç bağımlıları
  • Suçlular
  • Tek ebeveynli aileler
  • Sorunlu aileler
  • Marjinal kişiler
  • Asosyal kişiler
  • Diğer sosyal uyumsuz kişiler   ,    diye gruplaştırıyor.                                               *anestek
***ABD'de dışlanmış gruplar için sınıfaltı kavramı kullanılır.( siyahlar/orta ve latin amerıkalılar,asyalılar,k.amerika yerlileri)

Sınıfaltı kavramı: Daha çok yoksulluktan öte
  1. Yasa dışılık,
  2. Uyuşturucu kullanımı,
  3. Evlilik dışı çocuklar,
  4. İşsizlik ve
  5. Okul başarısızlığı ,   olarak geçiyor.
Sosyal Dışlanmanın Nedenleri
  1. Ekonomik
  2. Sosyal
  3. Siyasal
  4. Kültürel
  5. Davranışsal
  6. Coğrafi
  7. Kişisel
Sosyal Dışlanma Biçimleri 
  1. Ekonomik
  2. Mekansal (belli mekanlara ulaşmada veya mekanlardan yararlanmada sorunların olması)
  3. Kültürel    (farklı din/mezhep veya etnik kökenden gelme)
  4. Siyasi      (vatandaşlık haklarını tam kullanamama veya engellenmesi)
Ekonomik Dışlanma: Kişilerin temel gereksinimlerini karşılayacak gelirden yoksun olmaları demektir.AB'de uzun süreli işsizlik ekonomik dışlanmada kullanılan bir göstergedir der,Uzun süreli işsizlikten en çok etkilenenler
  • Kadınlar
  • Göçmenler
  • Azınlıklar
  • Gençler
***İlk defa  resmi bir belgede  sosyal dışlanma sorununa  yer verildi. (Maastricht Anlaşması)

***Sosyal dışlanmanın önlenmesine yönelik en dikkat çeken politika "güvenceli asgari gelir veya asgari gelir güvencesi"dir.

***Fransa: 25 yaş üzerinde ve fransa'da yaşayan belirli yoksulluk sınırının altında bulunanlar bu haktan yararlanırlar (asgari tutunma geliri)

Workfare : ABD ve Avustralya'da uygulanan ,işsiz ,yoksul ve dışlanmış bir kişinin yardıma hak kazanabilmesi için ilgili kamu kurumunda gösterilen bir işte çalışma zorunluğu vardır .

***İnsana yakışır iş (decent work) kavramı ilk defa ILO'nun 1999 yılında yapılan 87.Uluslar Arası Çalışma Konferansında kamuoyuna sunuldu.                                                                          *anestek

İnsana Yakışır İş:Dünya çapında kadın,erkek tüm bireylere özgürlük,eşitlil,güvenlik ve saygınlık koşullarında insan onuruna uygun istihdam olanaklarının sağlanması demektir.

***Ayrımcılık ilk defa Anglo-Sakson hukukunda ve bir mahkeme kararında kullanılmıştır ancak tam bir tanımı yoktur.

Ayrımcılık Türleri
  1. Doğrudan Ayrımcılık
  2. Dolayısıyla Ayrımcılık
  3. Taciz-Cinsel Taciz
  4. Olumlu (pozitif)
  5. Sistematik Ayrımcılık
  6. Çoklu (kesişen) Ayrımcılık
  7. Ters Yönlü Ayrımcılık
Doğrudan Ayrımcılık:Kişiye onunla aynı veya benzer durumda olan başka bir kişiye göre daha az olumlu davranılmasıdır. yani;zencilerin veya romen çocukların bir okula veya rest.girmelerine izin vermemek)

Dolayısyla Ayrımcılık:Bir kişinin kendisiyle bağlantılı bir başka kişinin niteliklerinden dolayı (Beyaz'lının siyahi  ile evlenmesi veya Müslüman birinin Hristiyan birisi ile evlenmesidir)

Taciz-Cinsel Taciz:Din,ırk,köken,cinsel yönelim gibi nedenlerle kişinin onurunu zedelemek ve düşmanca,aşağılayıcı ve saldırgan tutumlarda olmak (Taciz) ,Kendi isteği ve rızası olmadan kişiye sözlü veya fiziksel sarkıntılık yapmak (Cinsel taciz)

Olumlu (Pozitif) Ayrımcılık:Kişinin din,dil,renk,ırk,cinsiyet gibi dezavantajlı durumlarını göz ardı ederek kişinin lehine yapılan davranış ve uygulamalardır. (Kota yönteminin en fazla yapıldığı ayrımcılıktır)

Sistematik Ayrımcılık:Belirli gruplara karşı kurumsallaşmış yapı,politikalar,uygulamalar ve geleneklerdir. (G.Afrika'da zencılare karşı yapılan ayrımcılık)

Çoklu/Kesişen Ayrımcılık:Birden fazla ayrımclılık türünün  aynı anda olmasıdır (engelli ve  müslüman bir erkeğin hem engelli hem dini nedenle ayrımcılıga uğraması)

Ters Yönlü Ayrımcılık:Dezavantajlı gruplara uzun süreli uygulanan olumlu ayrımcılık uygulaması sonucu bu defa onların diğerlerine ayrımcılık yapması :))

Nedenlerine Göre Ayrımcılık
  1. Irk,Renk,Soy vs, Din ve Siyasal görüşe dayalı ayrımcılık
  2. Cinsiyet ayrımcılığı
  3. Engelli ayrımcılığı
  4. Yaş ayrımcılığı
                                                                                                                                           *anestek


Çalışma Yaşamında Ayrımcılık

***Ayrımcılın en yaygın görüldüğü şeklidir
  • işe alma
  • işten çıkarma
  • eğitim
  • terfi
***Kadın-erkek ücret eşitliği ile ilgili ilk düzenleme Roma Anlaşması'nda 119. maddede yer alır.

***ABD'de istihdamda yaş ayrımcılığına karşı korunma yaşı 40 tır.

***Türkiye'de 1982 Anayasasının 10.mad herkes kanun önünde eşittir.
***Türkiye'de 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. mad doğrudan-dolaylı ayrımcılık kavramları ilk defa mevzuata girmiştir.


Soru: 1982 Anayasası'nın 2010 yılında yaptığı değişiklik ile pozitif ayrımcılığa muhatap olmayan gruplar arasında hangisi yoktur?
  • Çocuklar
  • Erkekler
  • Yaşlılar
  • Engelliler
  • Malul ve gaziler    ??   cevapları bekliyorum arkadaşlar, kolay gelsin ;)

SOSYAL POLİTİKA 7.ÜNİTE




DEZAVANTAJLI GRUPLAR



  1. Kadınlar
  2. Çocuklar-Gençler
  3. Yaşlılar
  4. Engelliler
  5. Eski hükümlüler
  6. Göçmenler
  7. Azınlıklar
  8. Tek ebeveynli aileler
  9. Yoksullar
✅ Dünya’da kadınların %45,1 i hizmet sektöründedir



Türkiye’de
  • % 49,9’u hizmet 
  • % 33,3’ü tarım
  • % 17,1’i sanayi de çalışmaktadır
BM’nin belgeleri arasında 
  1. İnsan hakları evrensel bildirgesi
  2. Ekonomik sosyal ve kültürel haklar sözleşmesi
  3. Medeni ve siyasi haklar sözleşmesi
  4. Kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi                                         *anestek
  5. Kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi ek ihtiyari protokolü
ILO’nun belgeleri arasında
  1. Analığın korunması sözleşmesi
  2. Gece çalışma sözleşmesi
Kadın erkek eşitliği ile ilgili ilk düzenleme 1957 tarihli Roma Antlaşması’nın 119.mad ücret konusunda yapılmıştır (ABD)

Türkiye’de kadın işçileri korumaya yönelik ilk düzenleme ise 1930’da 1593 sayılı “Umumi Hıfzısıhha Kanunu” ile yapılmıştır

✅ Kadın işçilerin çalışma yaşamında korunması ile alakalı en ayrıntılı düzenleme 4857 sayılı İş Kanunu’nda yer alır

✅ Kadın işçilerin yer altı ve su altında çalıştırılmamaları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 72.mad belirtildi

✅ Türkiye,BM Kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi ni 1985’te kabul etmiştir

ILO çalıştırılma yaşını en az 15 olarak kabul eder

BM ve Avrupa’da 15-24 yaş aralığını genç işçi kabul eder

✅ İlk defa çocukların ve gençlerin çalıştırılması Sanayi Devrimi ile başlamıştır

✅ Türkiye ‘de çocukların çalışma yaşamında korunması ile alakalı ilk düzenleme 151 sayılı kanun ile 1921’de yapıldı

Özel olarak korunacaklar  1961’de hükme bağlandı

65 yaş yaşlılığın başlangıcı olarak kabul edilir

✅BM Dünya Engelliler raporuna göre %15 engelli vardır

✅ Engelli çalıştırılma zorunluluğunla olarak 854 sayılı Deniz İş Kanunu ile getirilmiştir

✅ İş kanununda kota sistemi 1475 sayılı kanunda geçer

✅ İlk defa Korumalı İşyeri sistemi 5378 sayılı kanun ile

Türkiye’de 4857 sayılı İş Kanunu’nda eski hükümlülerin  %2 oranında çalıştırma zorunluluğu vardır ( Sadece kamuya izin var)

 Engelliler                                                                                                                           *anestek
  • Özel sektör: %3 (50 ve daha fazla işçi)
  • Kamu işyeri:%4
Göçmen:BM kendi vatandaşı olduğu ülkeden başka bir  ülkede 1 yıl veya daha fazla süre kalan kişiler için bu kavramı kullanır

Mülteci:Irkı, dini, milliyeti ve siyasi düşüncesi nedeniyle zulüm göreceği konusunda korkusu olan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan, geri dönemeyen kişilere denir

Sığınmacı:Henüz göçmen statüsü verilmemiş olan , hakkında hukuki prosedür devam eden kişidir

✅AB’nin göç politikası ilk olarak Roma Antlaşması’nda yer aldı,(Avrupa tek senedi)

Maastrich Anlaşması ( Birlik vatandaşlığı ) kavramı , serbestçe dolaşma 

✅ Türkiye’de 5543 sayılı  İskan Kanunu ile göçmenlik düzenlendi

 4817 sayılı  Yabancıların Çalışma İzinleri hakkında kanun
  • Süreli
  • Süresiz
  • Bağımsız 

26 Ocak 2018 Cuma

SOSYAL POLİTİKA 5.ÜNİTE


SOSYAL GÜVENLİK VE SİGORTALAR





 Dar Anlamda Sosyal Güvenlik:Gelir transferlerinin toplumsal düzeyde gerçekleştirilmesine yönelik
mekanizmaların be bunları düzenleyen hukuk düzeninin bir gerçeği olarak ortaya çıkar

Geniş Anlamda Sosyal Güvenlik:Sebebi ne olursa olsun muhtaçlık ve yoksulluk yaratan her türlü duruma karşı garantisi sağlanması anlamına gelir 

✅ İlk defa 1935’te Amerikan Sosyal Güvenlik Kanunu’nda “Sosyal Güvenlik İhtiyacı” kullanılmaya başlandı

ILO ‘nun 102 sayılı Sosyal Güvenliğin Asgari Normları sözleşmesi ( 102 sayılı sözleşme ) ilk ve en kapsamlı sözleşmedir

Kısa vadeli tehlikeler
  • Hastalık
  • Analık
  • İşsizlik
  • İş kazası
Uzun vadeli tehlikeler
  • Malullük
  • Yaşlılık
  • Ölüm
✔️ Mal varlığına yönelik zararlarözel sigorta” kapsamındadır.                                      *anestek

Geleneksel Sosyal Güvenlik Yöntemleri
  1. Bireysel tasarruflar
  2. Aile içi yardımlaşma ( en temeli olan bu)
  3. Tanıma bilme faktörüne bağlı yardımlaşma (aidiyet)
  4. Dini sosyal yardımlaşmalar
  5. Kurumsallaşmış sosyal yardımlar (orta sandıkları-avarız vakıflar)
🍂 Sosyal sigortaların ilk örneği ➡️ orta sandıkları
🍂 Primli  sisteme göre işler ➡️orta sandıkları

Modern Sosyal Güvenlik Yöntemleri
  1. Sosyal Sigorta Yöntemi ( primli)
  2. Devletçe Koruma Yöntemi (primsiz)
  3. Tanımlayıcı Sosyal Güvenlik (Oyak-İlksan)
🍂Sosyal Sigortalar
  • Primli rejimler
  • Devlet müdahalesi
  • Katılım zorunlu
  • Özerk yönetim.   
✅ Dünya nüfusunun %20’si yeterli sosyal güvenlik garantisine sahiptir (ILO verileri)

 ✅ 19.yy da ilk defa Almanya ‘da Otto Van Bismark tarafından kuruldu ( ilk sosyal sigorta)

✅ Almanya’dan sonra ikinci sırada Avusturya gelir

✅Sosyal sigortalarda en son kurulan sigorta kolu “İşsizlik Sigortası”dur

✅İşsizlik Sigortası ilk defa 1907’de Danimarka’da kuruldu

✅ Türkiye’de 1945 yılında ilk sosyal sigorta kurumu kuruldu

✅Sadece İngiltere bu konuda farklı bir uygulamaya gitti (Beveridge)yani; vergilerle finanse edilmesi

Sosyal Sigortanın Özellikleri
  • Kamu Sigortası olması
  • Devletin garantör olması
  • Zorunluluk ilkesi
  • Finansmana katılım ilkesi
  • Özerk yönetim ilkesi
  • Karşılık olma ilkesi
✅ Türkiye’de ilk sosyal sigortalar kanunu 1964’te kuruldu

En yüksek maliyetli sigorta kolu➡️ hastalık sigortasıdır

Sigortalılara ve devlete bir yük getirmeyen sigorta kolu➡️ iş kazaları ve meslek kazaları sigortasıdır
                                                                                                                                       *anestek
En fazla sayıda sigortalının faydalandığı  ve en fazla harcama yapılan sigorta kolu ➡️ yaşlılık sigorta sıdır



✅Bütün ülkelerde ilk olarak kurulan sigorta kolu ➡️ iş kazası ve meslek hastalığı sigortasıdır

Sosyal Güvenlik Tehlikeleri
  • Hastalık
  • İş kazaları
  • Analık
  • Yaşlılık
  • Malullük
  • Ölüm
  • İşsizlik
  • Meslek hastalıkları
  • Aile gelirinin yetersizliği
🍂 ILO’nun Sosyal  Sigorta kapsamı %20-%50
🍂 Avrupa Sosyal Güvenlik Kodu ise %30-%80

✔️ Emekli olabilmek için 20-25 yıl çalışmış olmak ve 9000 gün prim ödemiş olmak lazımdır

✅ İlk defa 1995’te Almanya’da “Bakım Sigortası” uygulandı.

✔️ Malullük sigortasından faydalanmak için en az (3-10 yıl )prim ödemiş olmak gerekir.

25 Ocak 2018 Perşembe

SOSYOLOJİYE GİRİŞ 7.ÜNİTE

DİN VE TOPLUM




Din Olgusuna İlişkin Temel Yaklaşımlar:
  • Tarihsel materyalist yaklaşım
  • Sosyal psikolojik. Yaklaşım
  • Toplumsallık. Yaklaşım
  • Fenomenolojik yaklaşım
  • İletişimsel yaklaşım
Tarihsel Materyalist yaklaşım
  1. Marx
  2. Engels
  3. Heller
  4. Turner
✅.  İdeoloji Olarak Din

🍂Din bir yanılsamadır ve kalpsiz bir dünyanın kalbidir ve din afyondur diyorlar (Marx ve Engels)

🍂Dinin zenginliği meşrulaştırdırırken yoksullara da manevi zenginlik vaat etmesi ve toplumda bütünleştirici rol oynamasının üstünde durur (Turner)

🍂 İdeal toplum imgesi & kolektif temsiller (Heller)

Sosyal psikolojik  yaklaşım 
  1. Weber
  2. Morris                                                                                                           *anestek
Teodise Olarak Din

Teodise:Kötülüğün varlığı ve gerçeği karşısında Allah’ın iyilik ve adilliğinin onaylanması anlamına gelir

Weber’in Dünya Dinleri
  • Kofüçyenizm
  • Hinduizm
  • Budizm
  • Hristiyanlık
  • İslam
🍂Dünya Dinlerinin Sosyal Psikolojisi (Weber)

🍂Asetisizm (çilecilik) & Mistisizm (gizemcilik) Weber

🍂Örnekleyici peygamberlik (Budha-Lao Tzu) & Etik peygamberlik (hz.Muhammed) Weber

🍂 Aklileşme (rasyonelleşme ) Morris

Toplumsallık Yaklaşımı
  1. Durkheim
İlkel Din 

Fenomenolojik Yaklaşım
  1. Eliade
✅ Arketip olarak Din

(Kendinden başka hiçbir şeye indirgenmemeli )

🍂 İnsanın Zihni’nde Evren’in kaotik görünümü ortadan kalkar;Kutsallık derecesine  göre derecelendirilir ve anlam kazanır (Hierophany)

İletişimsel Yaklaşım
  1. Pace
Evet, ama 

🍂Peygamberler genelde sözlü iletişim dilini kullanırlar ve bir peygamber öncelikle “evet,ama”kişisidir.Yani önce kendinden önceki inanç sistemi kısmen de olsa olumlar .

Laisizm: Din ve Devlet işleri tamamen ve kesin bir şekilde ayrılmış ve toplumda dinin sınırlı bir rol oynadığını savunan bir doktrin .(Fransa &Türkiye )

Laiklik:Din ve Devlet işlerinin ayrımı ,Yani:Dinin siyaset alanından çekilmesi

Sekülerleşme:Dinin bütün yaşam alanlarından çekilmesi, küçülmesi

Concordat: Din ve Devlet arasında birbirinin özerk alanını tanıyan uylaşım.(Vatikan)

✔️Türkiye
  • 1928➡️Devletin resmî dini İslam çıkarıldı
  • 1937➡️Devlet laiktir ilkesi
✔️Fransa                                                                                                                     *anestek
  • 1905➡️Kilise ile Devlet ayrımı
  • 1945➡️Laiklik ilkesi

Weber’in Etiği
  1. Dürüstlük
  2. Dakiklik
  3. Çalışkanlık
  4. Tutumluluk
  5. Sınırlama
Kalvenizm: Büyüden tamamen kopmak,Allah’ın mutlak aşkınlığını ve Bireyin manevi soyutlanmışlığını  temel alan öğreti

✅ Sekülerleşmenin  isim babası ( Berger )

✅Din ve birey arasındaki en önemli iletişim kanalı aile olduğundan dolayı Kehrer ‘ e göre ;
  • Aynı toplum içinde evlenme (endogami)nin dinle ilgisi
  • Başka gruptan eş seçme ( exogami) dinle ilgisi
  • Evliliğin devamında çocuk sayısı konusunun dinle ilişkilendirilmesi
  • Ailenin benimsediği “eğitimle ilgili değerler “ve bunların dinle ilgisi
✅Modernliğin dinsel etkilerini Lambert 
  • Küçülme
  • Uyum
  • Yeniden yorumlama
  • Yenilik.              Olarak tanımlıyor