sosyoloji ,organik yaşam,seyehat

SOSYOLOJİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SOSYOLOJİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2019 Perşembe

ÇAĞDAŞ SOSYOLOJİ KURAMLARI 4. ÜNİTE


ZYGMUNT BAUMAN



 Bauman ilk olarak ordu da askeri bir görevli iken daha sonraları yahudi karşıtlıklarından dolayı ordudan atıldıktan sonra sosyolog olarak görev yapmıştır.
Bauman'ın eşi Janina'nın yazmış olduğu kitap ile hayata bakış açısı değişmiş ve kitaplarında da bundan faydalanmıştır.

Kitapları ise;

  • Modernliğin Sosyolojisi
  • Postmodernlik ve Hoşnutsuzlukları
  • Modernite ve Holocast
  • Postmodern Etik
  • Bireysellemiş Toplum
  • Parçalanmış Hayat
  • Küreselleşme,Toplumsal Sonuçları
* Bauman'ı Postmodernliğin peygamberi olarak isimlendiren :D.Smith'tir.
*Adorno ve Amalfi ödüllerini almasını sağladığı eseri:Modernite ve Holocost'tur

Holocost: Yahudilerin topluca öldürülmesidir. (2. Dünya Savaşında)

O modernliğin "farklılığı" bir suç olarak görmesini eleştirir.
O modernliğin kültür anlayışını "bahçe kültürü"ne benzetir.
O'nun devlet anlayışı "bahçıvan devlet" anlayışıdır.
O'nun sınır uygarlığı olarak tanımladığı kavram  ⇾ Modernlik'tir.

Müphem: Düzensizlik,kaos anlamlarına gelir.

O'nun Postmodern görüşü Dünya'nın yeniden büyülü hale getirilmesi şeklindedir.Ve rüştüne ermiş modernliktir.

O'na göre Postmodernliğin ateşkes formülü:
  • Özgürlük
  • Farklılık
  • Hoşgörü
O'na göre Postmodern durum toplumları ;
  • Ayartılan
  • Bastırılan mutsuzlar diye ikiye ayırır.
O'nun Postmodern Etik görüşleri ise;
  • Nihai bir yaşam formülü bulacağını iddia etmez aksine vaat edilen her şeye kuşkuyla bakar
  • Evrensel ve sarsılmaz temellere sahip ,kusurlu etik kod hiç bir zaman bulunamayacaktır.
  • Müphem olmayan bir ahlak imkansızdır.
Modern Koşullardaki Bireylerin Özellikleri;
  1. Bireyler hiç bitkinlik olmadan üretme kapasitesine sahip
  2. Bireyler disiplinli aktörlerdir.Düzenlemeye boyun eğerler
  3. Bireyler lego taşları gibi yalnız başlarına tamam olmayan,birey ifade etmezler
  4. Doğruluk modelleri (sağlık)tır.
Postmodern Koşullardaki Bireylerin Özellikleri;
  1. Bireyler daime yeni deneyimler arayan ve asla doymayan deneyim organizmalarıdır.
  2. Bireyler yaratıcı aktörlerdir
  3. Bireylerin kendilerini dengeleme eğilimi vardır
  4. Başlıca doğruluk (uygunluk)tur.
Bauman'a göre Küreselleşmenin En derin anlamı:Dünya meselelerinin belirsiz,kuralsız ve kendi başına buyruk doğasıdır.

*Küreselleşme ,Toplumsal Sonuçları kitabında bahsettiği ;Bükemediğin eli öpeceksin tabiri ile bunu açıklar. Ve sonuçları olarak da;
  • Mekanı bölme
  • İnsanları ayırma ve dışlama
  • İletişim kopukluğu gib olumsuz sonuçlarını belirtmiştir.
* Zygmunt Bauman,Prophet of Postmodenity   ➝D.Simith'in kitabıdır.

23 Ekim 2019 Çarşamba

ÇAĞDAŞ SOSYOLOJİ KURAMLARI 3. ÜNİTE

POSTMODERNİZM



Postmodernizm tam olarak modern sonrası anlamına gelmez,sadece modernlik eleştirisi üzerinden yeni bir döneme atıfta bulunur.
Postmodernlere göre;Tarihsel dönemler arasında doğrusal,birbirinden net bir çizgiyle ayrılmış dönemlerden bahsetmek mümkün değildir.Bu tamamen indirgemeci ve doğrusal bir bakış açısını yansıttığı için de bunu kabul etmezler.Bu yüzden de;

Postmodernizm: Bir tarihsel geçmiş duygusunun yitirilmesi,gerçekliğin yerini imajların alması,simülasyonlar,zincirlerden boşalmış göstergeler olarak tanımlanır.

Postmodernizm 1960-1970'li yıllardan sonra tartışılan bir konu haline gelmiştir.

Modernite-Postmodernlite: Mevcut duruma atıfta bulunur.
Modernleşme-Postmodernleşme: Süreci yani güncelik yaşamın rutinlerinin ve sosyal pratiklerin devamını anlatır.

Modern bilim;değer ilişkilerini bilimin dışında tutarken;
Postmodern düşünürler ise,aksine(kuram-ideoloji)nin birbirinden ayrılmayacağını söylerler.

*Modern kalarak postmodernizme dönüşmeye çalışan modernizm kavramını ortaya atan: Jameson'dır.

Postmodern Entellektüellerinin halen zihnini bulandıran konular;

  • Öznenin ölümü ve dönüşü
  • Temsilin reddi ve kamusal alanın çöküşü
  • Bireycilik
  • Bireyin kimliği
  • Anti-hümanizm
  • Kinizm
  • Nihilizm
  • Heidegger ve Nietzsche  felsefesi
  • Paris 1968 geleneği dir.
*Aydınlanma düşünürü olup ,aydınlanma düşüncesine karşı çıkan ve Postmodern düşüncenin öncüsü;Nietzsche'dir.
* Aydınlanma düşüncesinin ortaya attığı akıl ile özgürleşen insan bir süre sonra "Akıl Tutulması"na uğrar diyen kişi Horkheimer'dır
*İnsanın kendi aklını kullanmamasını "ergin olmama hali " olarak tanımlayan kişi  Kant'tır.

Postmodernistlere göre akıl;sonradan amacının dısına cıkıp aracsallaşmıstır.

F.NİETZSCHE
  • Postmodern düşüncenin öncüsüdür
  • Gücün İstenci adlı eseri vardır.
  • Ona göre herşey insanın yaşam enerjisidir ve enerjisi yüksek olanlar "dahi" olarak tanımlanır.
Genoloji: Herhangi bir nesneyi kaynağından alıp tarihin akış sürecinde nasıl değiştiğini inceleme anlamına gelen kavramdır. (Aydınlanmanın ilerlemeci mantığına tamamen mantıksızdır diyen  Nietzsche'nın ortaya koydugu bır kavramdır)

  • Yaratıcı yıkıcılıktan bahseder.(Ona göre insan doğası gereği herşeyi yok etmeye ve yeniden inşa etmekte olduklarını söyler ve böylece insanda ki o yaşam enerjisi ortaya çıkar der.)
* Postmodern anlayış 1960'da New York ta ilk defa Sanat'ta ortaya çıkmıştır.

Modern Sanat Anlayışının Özellikleri
  1. Özgürlük ve özgünlük özelliği
  2. Yansıma ve misyon özelliği
  3. Kültürün ve sanat ürünlerinin metalaşması
  4. Seçkinci olması
Postmodern Sanat Anlayışının Özellikleri
  1. Sanatçının kendi bilinci daha çok ön plandadır
  2. Sanatçının bir misyonu yerine,montaj-eklemleme vardır
  3. Belirsizlik-kararsızlık vardır
  4. Hümanist değerlerden arındırılmıştır.
  5. Taklit ve yapıştırma teknikleri hakimdir
*Sanatta geleneğe sahip çıkan  kişi ; Hans-George Gadamer'dir
*Sanat-sanat içindir diyen kişi: Kadinsky'dir.
*Sanatın misyonu olması anlamsız bir tezdir diyen;Andy-Warhol'dur
*Guernica adlı tablosu ile Sanatın seçkinliğini ortaya koyan kişi ;Picasso'dur.

Ziyauddin Serdar'ın Postmodernizmin İlkeleri;
  1. Modernizmde geçerli olan herşey bu dönemde geçersizdir
  2. Gerçekliği reddeder
  3. İmgeyle maddi gerçekliğin arasında kaybolmuş dünya (Simülasyon kuramı-Boudrilland)
  4. Anlamsızlık
  5. Şüphe (ebedi ve kalıcı şartıdır)
  6. Çokluk
Postmodern hedeflere ulaşabilmek için temel araçlar
  • İroni
  • Alay
  • Parodi
J.F.LYOTARD
  • Felsefe öğretmenliği yapmıştır.
  • Postmodern Durum adlı eseri vardır ve önemlidir
  • Ona göre ;postmodern durumu  belirleyen temel ölçüt:Bilginin Konumu'dur.
  • Kitabının asıl sorunu;bilginin nasıl konumlandırıldığını anlamaktır.
Bilginin Konumu: Ona göre;postmodern çağda bilgi satılmak için üretilir ve tüketilir olmuş ve amacı dışına çıkmıştır.
  • Bilimsel bilginin bir söylem olduğunu söyler.
  • Ona göre, metnin dilini yazar nasıl anlamlandırmış bu mühim değildir yani ;önemli olan alıcının nasıl  anladığıdır.
  • Anlatısal bilgiden bahseder ve bilimsel bilginin tek başına yetersiz olduğunu söyler.
Modern Bilginin Üç Koşulu
  1. Üst anlatılara başvurur
  2. Gayrı-meşru olma
  3. Dışlama-homojen epistemolojik ve ahlaki reçetelere duyulan arzu
F.JAMESON
  • Bilişsel haritalama'dan bahseder
Bilişsel Haritalama: Kişinin kendini mekanda,toplumda,dünya'da konumlandırmasıdır.
  • Postmodernlik ne alkışlanacak ne de reddedilecek bir kuramdır der.
  • "Farklılık bağlantılıdır" sloganıyla anlatır.
  • Ona göre postmodernizm; Tamamen kapitalist ekonomik sistemin kültürel oluşumuyla alakalıdır ve bu bir aşamadır der.
  • Teorisini Ernest Mandel'in "geç kapitalizm" teorısine dayandırır.



21 Ekim 2019 Pazartesi

ÇAĞDAŞ SOSYOLOJİ KURAMLARI 2. ÜNİTE


 ALAİN TOURAİNE



  • Demokrasi
  • Özne
  • Toplumsal hareketler    ekseninde araştırmalar ve uğraşlar vermiştir.
Aynı zamanda 
  • Hegel'ci
  • Marx'cı
  • Durkheim'ci
  • Weber'ci bakış açılarını sentezleyip hepsini kendi fikirlerine uyarlamak istemiştir.
* Toplumsal Eylem Sosyoloğudur.Aynı zamanda Müdahaleci sosyolojiden bahseder.

*Onun toplumu: Programlanmış Toplum'dur.

Ona göre toplum;Sanayi toplumundan ziyade iktisadi büyümeye odaklanmış daha da fazla bilgi ve toplumun yaratıcılığına dayanan bir gelişim göstermiştir.

Bilginin denetim gücü bu dönemde çok önemlidir.
  1.  📚Sanayi Sonrası Toplum  (Programlanmış toplumu anlatığı kitap)
  2. 📚Amerikan Toplumundaki Akademik Sistem ( alınan eğitim şekillerini anlattığı kitap)
  3. 📚Toplumun Kendini Üretim (Aktörler sosyolojisi tabirini kullandığı ve Eylemci sosyoloji fikrini ilk burada dile getirmiştir.)
  4. 📚Modernliğin Eleştirisi
  5. 📚Demokrasi Nedir?
  6. 📚Birlikte yaşayabilir miyiz?
  7. 📚Neoliberalizmin ötesinde.
kitapları vardır.

Programlanmış Toplum:1970'lerden itibaren ortaya çıktığını düşündüğü ve sanayi toplumundan daha fazla iktisadi büyümeye odaklanmış,daha fazla yatırım yapma kapasitesi olan,iktisadi büyümede bilgi ve yaratıcılığın  sanayi toplumundan  daha fazla önem taşıdığı ve hayatın bütün alanlarının bilgi ve teknolojiyi üreten ve yönetenler tarafından üretim etkenleri fikri etrafında bütünleştirilip yönetildiği toplum.

Touraine'e göre ,Kültürel Demokrasi: İnsanları ve toplulukları kendi kültürel cemaatlerine hapseden çok kültürlülük değil,kültürel çeşitliliğin ulusal-toplumsal birlik ve dayanışma içinde korunması ve kültürel değerlerin akıl ve akılcılığın gerekleri ile uzlaştırılmasını ferdiyet kazanmış bireyin,yani Özne'nin yaratıcılığına ve iradesine bırakan bir demokrasi anlayışıdır.

Touraine'e göre ,kültürel demokrasinin hayat bulabilmesi için;Entellektüellere önemli görevler düşmektedir.

Touraine'e göre Modernleşme:Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiştir.

Touraine'e göre Modernlik:Laikleşme,özgürleşme,ilerleme,insanın doğa üzerinde egemenliğinin kurulması,geleneklerin terk edilmesi gibi bir dizi fikir ve ülkülere dayalı olarak bir toplumsal örgütlenmenin,özel olarak sanayi toplumunun,işleme biçimi olarak tanımlar.

Touraine'e göre Modern toplumların en büyük sorunu:Toplumsal birlik ve dayanışma içinde kültürel çeşitliliğin nasıl sürdürülebileceği sorunudur.

Modernliğin Aşamaları:
  1. Rönesanstan Fransız Devrimi ve büyük ölçekli sanayileşmeye kadar olan dönem (erken-klasik modernlik dönemi)
  2. 1970'lere kadar olan dönem (Orta modernlik dönemi)
  3. 1970'lerden aonraki dönem ise (Geç modernlik dönemi)
Klasik Modernlik Fikri:Her tür ruh-beden ve insan dünyası- aşkın dünya ikililiklerini reddeden akılcı bir dünya inşasıdır.

Cemaatçilik:Klasik liberalizm ile kolektivizm arasında bir orta yol bulmaya çalışan toplumsal kuramdır.

Kolektivizm:Üretim ve dağıtım araçlarının komünal (ortak) ya da devlet mülkiyetinde olmasını teşvik eden siyasal ya da sosyo-ekonomik kuram ve uygulamaları anlatır.

Touraine'e göre Toplumsal Aktör kavramı; Eylemleriyle kendi toplumunu şekillendirme ve tarih yapma iradesine sahip tarihse "Özne" anlamında bir özel anlamı vardır.Ona göre akıl ve özne bir araya gelmelidir.Ve özne "özgürlük"tür demektedir.Ve ona göre Demokrasi ise ; Özne siyasetidir ve öznenin var olmasının ön şartıdır.

Demokratik Kültür ve Cumhuriyetçi Kültür arasındaki farklar;
  • Kültür çeşitliliğini korur (D.K)           
  •  Birlik peşinde koşar (C.K)
  • İnsan haklarını vatandaşın görevleri anlayışının ve tüketicinin taleplerinin karşısına koyar. (D.K)
  • Özgürlük = Vatandaşlık der (C.K)
Touraine'e göre ; Özgürlük ➝Bireyciliği
                            Kültürel kimlik ➝Özelciliği
                            Akıl ise ➝   Evrenselliği   temsil eder.

Otoriteryenlik Kavramı :Bireylere ya da gruplara karşı keyfi uygulamalara yönelebilen bir siyasal yetki biçimine atıfta bulunur.Seçmenlere karşı sorumlu değillerdir.Toplumsal rızaya dayanmaz.

Totaliteryenlik Kavramı :Halkın bütünüyle ya da hemen neredeyse bütünüyle devlet tarafından tahakküm altına alındığı bir siyasal rejime atıfta bulunur.Tek parti yönetimi ve devketin her alana müdahale etmesi gibi farklılıklarla otoriteryenlikten ayrılır. (Faşist ve Sosyalist rejimler bunlara örnektir)

Demokrasi'nin üç boyutu vardır;
  1. Temel haklara saygı
  2. Vatandaşlık
  3. Siyasal liderlerin temsil edilebilirliği
*Touraine devlet gücünün sınırlandırılması hususundaki düşünce tarzı bakımından Montesquieu'ya daha yakındır.Ve ona göre güçler ayrılığı demokrasinin temel unsurlarından biri olarak düşünülemez!

*Sanayi sonrası toplumunda yani Programlanmış toplumda  "tahakküm gayri-şahsileşirken,bağımlılık şahsileşmektedir."

Touraine'e göre Kültürel Demokrasinin üç temel amacı vardır;
  1. Artan eşitsizlikler ve dışlanmaya karşı sınıf farklılıklarını azaltmak,ekonomi üzerindeki toplumsal ve siyasal kontrolü artırmak
  2. Kültürel çeşitliliğin saygı görülmesini temin etmek ve herkese eşit hakları garanti etmesi
  3. Tüketicilerin sağlık,eğitim,gibi alanlardaki taleplerini dikkate almak
Laissez-faire siyaseti:Devletin toplumsal hayat içindeki rolünün iç güvenlik,dış güvenlik ve adaletin sağlanmasıyla sınırlı tutulması ve iktisadi alanın bütünüyle serbest bırakılması görüşünü ifade etmek için kullanılan terimdir.

Toplumsal Hareket: Aynı değerleri veya kültürel yönelimleri paylaşan ve birbirleri ile tahakküm ve çatışma içinde olan ürettiği faaliyetlerin toplumsal  yönetimi konusundaki mücadelesini,rekabetini ifade eder.

Devrimci Eylemler ise ; Toplumsal hareketin tam tezatı şeklinde,her zaman toplumsal,siyasal,etnik veya kültürel temizliğin;birleşmiş ve şeffaf bir toplumun;yeni bir insanın yaratılmasının ve tam mutabakatın önünde duran her şeyin ortadan kaldırılmasının hayalini kurarlar.

Toplumsal Hareket'in Üç türü;
  1. Emek hareketi 
  2. Kültürel hareketler  ( dinsel hareketler ,kadın hareketleri ve siyasal ekoloji hareketleridir)
  3. Tarihsel hareketler 






16 Ekim 2019 Çarşamba

İLETİŞİM SOSYOLOJİSİ 1. ÜNİTE



İLETİŞİM SOSYOLOJİSİNDE TANIMLAR,KAVRAMLAR VE YAKLAŞIMLAR




İletişim:Belli bir çoğrafyada ve belirli bir zaman diliminde bir grup,topluluk veya toplumda insanlar arasında duygu,düşünce,bilgi,deneyimlerin aktarım ve paylaşılma sürecine denir.

İlk iletişim alanında çalışmalar: 20. yy başlarında Amerika Birleşik Devletleri ve ardından Kanada 'da yapılmaya başlanmıştır.

İletişim Sürecinin Temel Öğeleri

  1. Kaynak
  2. İleti
  3. Hedef kitle
ayrıca ;
  • Geribildirim
  • Kanal
  • Araç
  • Kodlama-Kodaçlama
  • Gürültü
öğeleri ile genişletmek mümkündür.

Kaynak:Bir iletişim etkinliğinde konuşan,yazan,bir hareket yapan veya anlamı kodlayan bir birey ya da bir reklam politikası formüle eden bir gruptur. Yani iletişimi başlatan kişidir.


İleti/Mesaj: Sözel,görsel ve görsel-işitsel somut üretimlere ileti/mesaj denir. 
  • İçerik   (Doğrudan kurulan anlamı veya iletilmek istenen mesajı ifade eder)
  • Yapı     (İletişimin türüne bağlı olarak değişebilir.Yani İletişim kurarken ne söylemek istediğimizze dair anlatım şekli veya uslüp )olmak üzere iki boyuta sahiptir.
Alıcı/Hedef :İletişim sürecinde kaynağın karşısında yer alan ve iletilen mesajların doğrudan ulaşması amaçlanan kişi veya gruptur.

Kanal :bir sinyal taşıyan herhangi bir fiziksel araçlardır.( Radyo dalgaları,sinir sistemi,ses dalgaları)

Araç: İletileri kanal boyunca aktarabilir işaretlere dönüştüren fizik veya teknik araçlardır. (tv,radyo,kitap vs.)

İletişimi Anlam Üretimi Olarak Tanımlayan kişiler:
  1. C.S.Pierce
  2. F.Saussure
  3. R.Barthes
Gösterge : Kendinden başka şeyi temsil eden kavram,simge,nesne vb.her şeydir.

Pierce göstergeleri üçe ayırır;
  • Görüntüsel gösterge   (heykeller,foroğraflar,haritalar,maketler)
  • Belirtisel     gösterge            (duman olduğu yerde ateş yakıldığının varsayılması ,yağmur bulutunu görüp birazdan yağmur yağacağını varsaymak vs.)
  • Simge
Simge : Bir şeyi temsil eden ama onunla doğal bir ilişkisi olmayan bir semboldur.

örnek: "Terazi figürü" nün adaleti temsil etmesi bir nedensiz gösterge olarak varsayılır (Saussure)

Kod: Uzlaşımsal şekilde göstergelerin nasıl kullanılması gerektiğini anlatan kurallar bütünüdür ve yazılı değildir.

Göstergelerin Kodlar içinde iki şekilde düzenlendiğini söyleyen (Saussure) bunları şöyle belirtir;
  • paradigmalar
  • dizimler
Paradigmaların iki temel özellikleri;
  1. Bir paradigma tüm özelliklerine  sahip olmaları gerekir. (alfabenin 29 harften oluşması ,bu bir paradigmadır.% veya ↫ işareti bu paradigma içinde yer almaz)
  2. Paradigmadaki her birimin,diğer birimlerden kolaylıkla ayırt edilmesi gerekir.
Anlam üretiminin iki düzeyde olduğunu söyleyen Barthes bunları şöyle belirtir;
  • düz anlam (toplumsal uzlaşı)
  • yan anlam
örnek: siyah beyaz bir fotografı goren kişilerin fotografa baktıklarında bunun bir sokak fotografı oldugunu belırtecekler ama esasında bu fotografa yuklenen anlamlardan bır tanesı bu sokagın trafıgının olmaması,o sokak kaldırımlarında oyun oynandıgına daır gecmıse goturen ozlem duygularının hıssedıldıgı,ve komsuluk ılsıkılerı gıbı bırcok gorunmeyen ama arka planda kalan anlamlarını olusturduguna degınır

Mit:Bir kültürün,gerçekliğin ya da doğanın bazı görünümlerini açıklaması veya anlamasını sağlayan bir öykü'dür.Barthes mit'leri ikiye ayırır;
  • İlkel mitler: yaşam ve ölüm,insan ve tanrılar,iyi ve kötü
  • Modern mitler:erillik-dişillik ,aile,başarı,kariyer,statü
Aristoteles'in "zoon politikon" kavramı insanlar için söylenmiş ( politik hayvan ) anlamına gelen bir sözdür.

Dürbün biçimi görüş: İki gözün algıladığı görüntüleri birleştiren odak  gereği kas duyuları,nesneleri yalın  ve düz göreceğimiz yerde,gerçek somut nesneler olarak görmemizi ve uzaklık-yakınlık ile derinlik yargısını sağlar.

Dil ile söz arasında ayrımı yapan ilk kişi: Saussure'dir.

Dilin insanın duygusal dünyasındaki belli seslerden kaynaklandığını öne süren ilk düşünür: Demokritos'tur.

Teknolojik Determinizm:Toplumsal örgütlenme ve kültürel yapının doğrudan iletişim teknolojilerinde değişime bağlı olduğunu öne süren yaklaşımdır. Temsilcileri;
  1. H.Innis
  2. M.McLuhan
M.McLuhan insanlık tarihini dört döneme ayırır;
  • Kabile çağı  (fonetik alfabae)
  • Edebiyat çağı (sözlü kültür)
  • Basım çağı  (matbaanın icadı)
  • Elektronik çağ
Matbaa ilk olarak ;
  • Çin
  • Kore
  • Uygur
  • Japonya  da bulunup kullanılmasına rağmen asıl ününe Avrupa'da kullanımı ile kavusmustur diyor kitap :))
İlk düzenli iletişim sistemi geliştirenler ; Ahamenidler'dir. (M.Ö 490-425)

Berid: Müslüman ülkelerde posta örgütüne verilen isimdir

Çavuş örgütü:Osmanlı döneminde  atlılar ile yapılan   bilgi alışverişini sağlayan örgütlenme ismidir.

Ulaşıma dayalı haberleşmeden İletişime dayalı haberleşmeye geçilmesine sebep olan asıl olay Telgraf ın icadıdır.Bunun sonucunda ABD'de Western Union gibi büyük şirketler kurulup özelleşmiştir.

Telgraf'tan sonra gelişen diğer iletişim şekilleri ise habercilik ve gazetecilik alanlarında olmuştur.
  • Fikir gazeteciliği :Siyaset ve ekonomi haberleri ile iş dünyasına hitap eden model
  • Magazin haberciliği: İşçi sınıfının dramatik ve şaşırtıcı gündelik yaşantılarına yonelik.
Kitle Toplumu:İnsanların rasyonel düşünme yerine kitle psikolojisi ile hareket ettiği;duygusal kararlar aldığı,bireysel kimliklerin çok zayıfladığı ve insanların manipülasyona açık kalabalıklara dönüştüğü bir sistem.

Kitle Toplum tezini ilk ortaya atanlar;
  1. Le Bon
  2. Gasset
  3. Heidegger
Bu süreç sonucunda bireyler arasındaki farklılıklar giderek ortadan kalkmış,birbirlerinden yalıtılmış ama birbirlerine benzer çekirdek bireylerin oluşturduğu bir toplum ortaya çıkmıştır.

New York kentinde bu süreçten sonra okunan iki gazete bile gerçekleri ortaya koymaştur.
  • Times (Zenginler tarafından okunan ve bir saygınlık alameti unsuruymuş gibi sınıfsal ayrışmaya sebebiyet verilmiş)
  • World ( Daha az zenginlerin okuduğu )
Kültür endüstrisinin Kitle kültüründen farklı olduğundan bahseden kişi, Adorno'dur.

Küresel Köy kavramı ise ;M.McLuhan tarafından ortaya atılan ve elektronik medya tüm dünyayı sosyal,politik ve kültürel olarak ortal bir sisteme bağladığını öne sürdüğü yeni dünya düzenidir.

İnternet'in ilk kullanımı 1969'da askeri amaçlı iken 19952te giderek sivilllerinde kullanımına doğru giden bir evrilmesi olmuştur.

Ağ Toplumu kavramı ise;Castells'in öne sürdüğü bir kavramdır.












13 Ekim 2019 Pazar

ÇAĞDAŞ SOSYOLOJİ KURAMLARI 1. ÜNİTE



 DANİEL BELL




  • Toplumsal olayların ve olguların tahmin edilmesiyle önkestirimi biribirinden ayıran kişidir.
  • Kuramdan çok , toplumsal çözümlemeye ağırlık verir.
  • Yapısal işlevselci ve Çatışmacı yapısalcı karışımıdır.
  • Yakınlaşma Teorisi'nin temsilcisidir.
  • Enformasyon,Bilgi,Network,Post-endüstiyel toplum-Sanayi sonrası toplum kavramları bu dönemde kullanıldı ve yaygınlaşmıştır.


*Sanayi Toplumu kavramını ilk kullanan kişi :Saint Simon'dur.
*Sanayi Toplumu ve Post Endüstriyel Topum kavramlarını kullananlar ise:Coomaraswamy ve Petty dir.(1914 yılından Endüstri Ötesi Denemeler'de)
Ancak Bell'den sonra yoğun bir şekilde kullanımı olduğu için kendisinin adı ile anılmaya ve özdeşmeye başlamıştır.

Daniel Bell'e göre ; Tahmin:Olayların sonuçlarını
                              Toplumsal önkestirim ise;Tarihsel eğilim olasılıklarının ana hatlarını ortaya koymalıdır.


  1. 📚 İdeolojinin Sonu
  2. 📚Sanayi Sonrası  Toplumun Gelişi
  3. 📚Kapitalizmin Kültürel Çelişkileri
kitaplarına sahiptir.

Yakınlaşma Teorisi:Yakınlaşma teorisine göre toplumsal organizasyonların teknik ve ekonomik zorunlulukları toplumsal yapının biçimlenmesinde siyasal ideolojilerden çok daha etkilidir. Bu nedenle kapitalist ve sosyalist toplumlar giderek daha çok birbirlerine benzemektedirler. Hiç kimse Sovyetler Birliği’ndeki teknolojinin (kimya ve fiziğin) kapitalist dünyadakinden farklı olduğunu iddia edemez. “Her ikisi de ileri sanayi toplumlarının birer örneğini, üretim güçlerinin önemli ölçüde yüksek düzeyde olduğu toplum modelinin birer uygulanış biçimini ifade etmektedirler”.

Fütüroloji: Uzun vadeli,geniş ölçekli toplumsal ve ekonomik tahminde bulunma girişimidir.

Daniel Bell'e göre Tahmin:Sanayi sonrası toplumunun kaçınılmaz bir sonucu ve ahlaki bir zorunluluğudur.

Daniel Bell'in önkestirimleri:
  • Teknolojik
  • Demografik
  • Ekonomik
  • Siyasi
  • Toplumsal
Hedonizm: Hazcılık

Daniel Bell'in İdeolojisi: Ona göre ideoloji,seküler bir dindir.!Hayatın tüm yönlerini dönüştürmeye çabalayan "tutkuyla aşılanmış" bir düşünce setidir.

Daniel Bell'e göre ideolojilerin bitme sebepleri;
  1. Sosyalistlerin uyguladıkları şiddet içerikli baskıları
  2. Refah devletin ortaya çıkışı
  3. Romantik felsefe yerine,Stoacı( mutlulupun insanın kendinde olması/Tanrı temelli)yaklaşım olan felsefenin ortaya çıkması
Yani ona göre "Liberalizm ve Sosyalizm" güçlerini kaybetmiştir. !


Sanayi Sonrası (post-endüstriyel toplum) gelişen alanlar:
  • Ticaret
  • Sigortacılık
  • Finans
  • Emlakçılık
Sanayi Sonrası Toplumun liderliğini yapacak kurumlar ise ;
  • Üniversiteler olmuştur(Zaten bu dönem tamamıyla Bilgi odaklı bir yola girdiğinden)
Daniel Bell ,Sanayi Sonrası Toplumu üç ana bölüme ayırır;
  1. Yapı
  2. Siyaset
  3. Kültür
Daniel Bell'e göre Sanayi Sonrası Toplum'da asıl mesele ;Öteki insalardır.!

Daniel Bell  Toplum'u beş açıdan değerlendirir;
  1. Hizmet ekonomisi (İmalat sektöründen Hizmet sektörüne kayış söz konusu)
  2. Profesyonel ve teknik sınıfın üstünlüğü
  3. Teorik bilginin önceliği
  4. Teknolojinin planlanması
  5. Yeni entellektüel teknolojinin yükselişi
Sanayi Sonrası Topumların Karakteristlik Özellikleri;
  • Ekonomik yapıdaki dönüşüm
  • Yükselen yeni sınıflar
  • Bilginin artan rolü
  • Enformasyon teknolojileri
  • Sanayi sonrası toplumun diğer karakteristlikleri
Bu dönemde Bazı Kuramcıların kullanmış olduğu toplum sınıflandırması ;

Castells     ➝  Network Toplumu
Bell            ➝  Post-Endüstriyel Toplum
Masude     ➝ Enformasyon Toplum
Drucker     ➝Bilgi Toplumu
Lichtheim Bujuvazi sonrası Toplum
Etzioni       ➝Modernik sonrası Toplum
Kahn         ➝Ekonomi sonrası Toplum
Bookchin Kıtlık sonrası Toplum
Boulding   Uygarlık sonrası Toplum
Holmes    ➝Kişisel hizmet Toplumu





19 Mart 2019 Salı

DİN VE TOPLUM 4. ÜNİTE


DİNİN TOPLUM VE DİĞER KURUMLARLA İLİŞKİSİ


👉 Dini "korku" ile tanımlayan kişi 👴 D.Hume'dur.

👉 Din,insanın kendi sınırlığınını ideal bir varlıkla karşılama eğiliminden doğan bir "projeksiyon" sistemi diyen kişi  👴 Feuerbach'dir.

👉 Ona göre; Dinin kaynağı bizzat toplumun kendisidir diyen kişi 👴 E.Durkheim'dir.

👉 Dini ekonomiye bağlayan ve onu ""teselli aracı" olarak gören kişi 👴 Marx'dır.

** Batı'da Din "Religio " (bağlanma-korkma) kökünden 

** Arapça'da ise ;(yargı,yol,ödev,borç ) anlamlarına denk gelir.

👉 İnsanların Tanrıları kendilerine benzettiklerini söyleyen kişi 👴 Xenophanes 'dir.

👉 Öncekilerin aksine toplumların din tarafından geliştirildiklerini ileri sürenler 
  • F.de Coulanges
  • B.Kidd    'dir.
Dinlerin Sınıflandırılması
  1. ilkel-gelişmiş
  2. evrensel-ulusal
  3. beşeri-ilahi
*** Toplumsal şartların ürünü olan dinler;hem ortaya çıkışları hem de gelişmeleri bakımından,mevcut toplumsal ihtiyaç ve şartlara dayanır ve başka toplumlara aktarılamazlar.!

Değer:Bir yargı,olgu veya davranışı değerlendirmeye,yerini ve önemini belirtmeye yarayan ölçüttür.

Ahlak:Değer yüklenmiş eylem demektir.

Aşkınlık: Normların kişisel ve yer yer toplumsal sınırları aşabilmesini sağlar.(Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma)
                                                                                                                                 **anestek
Normlar: Toplumsal yazılı olmayan kurallardır. Yazılı kurallar ise "hukuk" tur.
  • İslam hukuku (fıkıh)
  • Hristiyan hukuku (credo)
  • Yahudi hukuku (talmut)
Kurumun Özellikleri :
  1. Belli bir amaca yönelik olması
  2. Süreklilik kazanmış olması
  3. Eşgüdümlenmiş,örgütlenmiş olması
  4. Göreceli bağımsızlığa sahip olması
  5. Zorunlu olarak değer yüklü toplumsal oluşum olması 
Grup:Belli bir amac çevresinde toplanmış,üyelerinin karşılıklı ilişkileri sonucu ortaya çıkmış,çok işlevli somut bir olgudur.

Örgüt: Bir grubun belli bir kategorisiyle ilgili rollerin yönetmelik,tesis,teknik vb gibi maddi bir dayanağa bağlı olarak düzenlenmesidir.

** Gruptan farklı olarak  örgüt tek işlevlidir ve belli bir maddi dayanağa dayanır.

Kurumların İşlevleri:
  1. Kişilerin sosyal davranışlarını kolaylaştırmasıdır.Yani kişiler birşey yapacakları zaman toplumda hazır bulurlar belli bir rol ve ilişkileri kurumlardan öğrenirler.
  2. Süreklilik,sağlamlık,dayanıklılık,insan davranışlarını istikrarlı ve uyumlu hale getiren kurumlar sayesinde sağlanır.
  3. Davranışları kontrol etme yönelimleridir.
Genel Olarak Aile Ve Din:

Aile:İnsan türünün devamını sağlayan,toplumsallaşma sürecinin ilk ortaya çıktığı,karşılıklı ilişkilerin belli kurallara bağlandığı,maddi ve manevi zenginlikleri kuşaktan kuşağa aktaran,biyolojik,psikolojik,ekonomik,sosyal,hukuksal yönleri bulunan toplumsal bir birimdir.



** Dinin,Aile ile ilgili ilişkisinin en kontak noktası "Kontrol ve Denetleme"dir.

Toplumsal şartların ürünü olan dinlerde aile ve din;

Aile reisi,atalar ruhu,evin belli köşeleri kutsaldır

Tanrı'nın yerini - baba
Aşkın ibadetlerin yerini -ata kültü almış durumdadır.

 ! Bu toplumlarda,aile-dinden daha güçlüdür.Hangisinin hangisini etkilediğini belirlemek zordur.

Yüksek tipli dinlerde aile ve din;                                                                          **anestek

  • Kutsal olmayan bir oluşumdu
  •  Karşılıklı birbirlerini etkilerler.
  • Aileyi etkileyerek yeni baştan şekillendiren bir Din anlayışı hakimdir.
  • Geniş aile din ile daha uyumlu olduğu düşünülmüştür. (birlik sağlayıcılıgından dolayı)
Genel Olarak Ekonomi Ve Din:

Ekonomi:İnsan ihtiyaçlarının üretim,tüketim ve dağıtımını ihtiva ettiği kadar "tutum"u da ifade eder.

! Dinin,Ekonomik anlamda en önemli etkisi "Tutum Ahlakı" oluşturmasıdır (Weber)

Allah için çok çalışma ve israf etmeme (Protestanlık/Weber )
  • Kalvinizm'in (Zahitlik)
  • Lutherizm'in (Meslek ahlakı) 
  • İslam'da ise; (İnsan için ancak çalışmasının karşılığı vardır ayeti ve Hiç ölmeyecek gibi dünya,hemen yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalış hadisi )  gibi kavram ve olgular tutum ahlakına örnek teşkil eden durumlardır.
Genel Olarak Siyaset Ve Din:

Siyaset:Arapça kökenli bir kelimedir.
  • eğitmek
  • yetiştirmek
  • düzenlemek  anlamlarına gelir.
** Kamu düzenini sağlama ve genel yönetimi gerçekleştirme görevini yerine getiren bir temel kurumdur.

 **  Modern siyaset sosyolojisinin kurucusu sayılan Weber'e göre iktidarın en önemli özelliği "Meşruiyet"idir.

 ! Dinin,Siyaseti ilişkiye getiren en önemli noktası;
  1. Düzen
  2. İstikrar sağlama'dır.
Genel Olarak Eğitim Ve Din:                                                                               **anestek

Eğitim: 
  • Gayrı resmi olarak - evde
  • Genel kültür olarak -çevrede
  • Resmi olarak da -toplumun karışık eğitimsel düzenlemelerinde gerçekleştirilen sistemli bir sosyalizasyon sürecidir.
Eğitim Olgusunun Üç Temel Özeliiliği;
  1. Eğiten ve eğiten ayrımı
  2. Planlı ve bilinçli olması
  3. Toplumsal oluşu...

16 Mart 2019 Cumartesi

DİN VE TOPLUM 3.ÜNİTE


FEODALİZMDEN KAPİTALİZME DİNİN EKONOMİK İŞLEVİ





Feodalizmin Doğuşuna Yol Açan Nedenler
  1. Roma İmp.yıkılması
  2. Kavimler Göçü diye bilinen,barbar cermen kabilelerinin Batı'yı istila etmesinin yarattığı karmaşadır.
👉 Feodalizm,daha çok kentli bölgeler dışında,tarımsal alanlarda kendini göstermiştir.
👉 Aynı zamanda "Ademimerkeziyetçilik" de feodalizmin yayılmasına zemin olmuştur.

Latifundium:Roma döneminde,daha çok Akdeniz civarında görülen ve köle emeğine dayalı çok büyük arazi parçalarıdır.
  • üzüm
  • zeytin
  • tahıl    gibi ürünler yetiştirilir.
Manoryalizm:Bu sistemde arazi üç parçaya ayrılır.
  1. "Demesne" denilen(sadece imtiyazlı sınıfa ait olan)
  2. Köylüler arazinin belirli miktarını imtiyazlıya veriyor ve kendi geçimleri için işlettikleri
  3. Serbest arazi (köylüler serbestçe kullanabiliyor)
Feodal Toplumun Özellikleri:
  1. Toprağa dayalı bir örgütlenmenin hiyerarşisini belirleyen kurallar,haklar ve yükümlülüklerle alakalıdır
  2. İdarenin "ademimerkeziyet"çileşmesinin neticesinde ortaya çıkan hukuksal ve yönetime dayalı niteliklerden ziyade bu ilişkiler ağından geçerli olan toplumsal ve ekonomik niteliklere ağırlık vermesidir
  3. Orta çağlar da ortaya çıktığı ifade edilen bu "ademimerkeziyetçi"liği kendi içinde bütünleşmiş bir yapı olarak inşa eden anlayış
👉 Feodal kelimesi ilk olarak Fransızca'da kullanılmıştır.
👉 Feodalizm kavramı bir "tarihyazımı sorunu" olarak ortaya çıkmıştır.(19.yy)

Marc Bloch:
  • Tarihçidir
  • Feodal toplumsal yapıyı ortaya koyduğu eseri ( Feodal Toplum) kitabı vardır.
  • Annales Tarih Okulu'un kurucusudur.
  • Koruyan-korunan'a dayanan ilkesi vardır.                                                        *anestek
İmparator Constantine:
  • Hristiyanlığı kabul eden ilk imparatordur.
  • Roma'yı yönetmiştir (306-337)
  • İstanbul'u kurmuştur.
Pagan:Latince'de "kırsal" manasına gelen bir kelimeden türemiştir.Yerel halkların tek tanrılı olmayan ve kültlere dayalı inançlarına verilen addır. Putperestliğe benzer.

Aziz Paulus:
  • Aslen Yahudi'dir
  • (Paulus'un Mektupları )Hristiyan teolojisinin ana kaynakları olduğundan Hristiyanlığın kurucusu kabul edilir.
👉 Paulus'un düşüncelerine karşı çıkan ➡️ Ariuscular ve Donatiler vardır.
👉 Teslis inancını kabul etmeyenler  Ariuscular'dır.
👉 Sadece günahsız olanların kiliseye kabul edilmesi gerektiğini,ayini yerine getiren papazlarında aynı şekilde günahsız olmaları gerektiğini ileri sürenler Donatiler'dir.

** Hristiyanlığı Roma İmp.resmi dini yapan 1.Theodius 'dur.

Kırsal Kesimlerin Hristiyanlaştırılması
  1. Feodal yöneticilerle girdikleri ilişkilerde  onları bir anlamda kutsamaları
  2. Manastır'lar (fief)   Aziz Benedict ile özdeşleşmiştir.
Modernlik ve Din
👉 Modern kelimesinin ilk hususi anlam kazandığı dönem 5.yy kadar gider.Roma İmp.iki ayrı dönemini biribirinden ayırmak için kullanmıştır.
  • Bu dönemin ilki ,pagan olan Roma
  • İkincisi Hristiyanlığı kabul eden Roma
Resmi dini Hristiyanlık olan Roma,geçmişle arasına set çekmek için o döneme "modernus" demiştir.

** Tektanrılı dinler arasında sadece "Hristiyanlık" kurucu merkezi dışında merkez edinmiştir.Bu yüzden de sürekli oluşum halinde  bir din olmuş,kendisini her koşula adapte edebilmiştir.



Akıl ve Akılcılık                                                                                **anestek
                                                                                                   
Akılcılaşma:Toplumun ve bireyin kendisini ,kendisini aşan birtakım öğreti,inanç,mit ya da efsanelerden arındırarak tamamen kendisinin sınırları dahilinde tanıması ve tanımlamasıdır.İnsan aklının bilebileceği sınırların dahilinde kalınarak toplumun ve bireyin hareket etmesinin sağlanmasıdır.

Aydınlanma: 18.yy' da Batı düşünürlerin toplumu düzenlemek ve bilginin gelişimini sağlamak amacıyla oluşturdukları kültürel bir hareket.

👉 Weber ; yalnızca bilimin ,sanatın,hukukun  Batı'da ortaya çıktığını söylüyor. Ona göre Akılcılaşma
  1. Dünyanın büyülerden arınmasının gerektiği
  2. Toplumsallaşmanın ürettiği değerler ile bireyin kendisi için belirlediği değerler arasında bir uyuşmazlığın ortaya çıkmasına yol açmasıdır
👉 Toplumsallaşmanın ürettiği değerleri geri dönüşü olmayan bir süreç olarak tanımladığı için "Demir Kafes" kavramını kullanan kişi  Weber'dir.(Yani arzular,sevgiler,tutkular baskı altında oluyor)

Protestan Ahlakı Ve Dinin Ekonomik İşlevleri

Kalvinizm ve Beş İlkesi
  1. Mulak bir Tanrı vardır.
  2. Her bireyin kurtuluşu  ve helakı Tanrı tarafından önceden belirlenmiştir.Kişinin çabaları bu kaderi değiştiremez.
  3. Tanrı Dünya'yı kendi şanı için yaratmıştır.
  4. İster kurtuluşa ersin isterse helaka uğramış olsun kişinin dünyadaki ödevi,Tanrı'nın şanını yüceltecek işler yapmaktır.
  5. İnsan için kurtuluş ancak Tanrı'nın merhametiyle mümkündür.
👉 Kalvinizm'de Katolik'lerden farklı olarak "prüten" bir anlayış hakimdir. 

Prüten Ahlak,İslam Ve Diğer Dinler

Prüten :Mükafatın ve cezanın bu dünya'da kişinin çalışması karşılığı verileceğine dayanan anlayış (Ödev ahlakı- Weber )

👉 Püriten Ahlak aynı zamanda Kapitalizm'in gelişmesini sağlamıştır.

Weber Prüten ahlakın İslam'da ve başka dinlerde neden gelişmediğini araştırmış sonuç olarak 
  1. İslam,Dünya'yı bir çile yeri olarak görmekten çok dünyanın nimetlerinden olabildiğince istifade etmeyi meşru gören bir din olarak değerlendirir
  2. İslam'ın askeri fetihlere dayalı yayılması ve patrimonyal bir düzende faal olan tüccar sınıfının sermaye birikimini gerçekleştirecek akılcı  bir örgütlenmeden yoksun olması olarak görmüştür.
Weber'e göre İslam konusunda "Yokluklar " dizisi hakimdir.                          **anestek
  • Sivil toplum yokluğu
  • Sermaye birikim yokluğu
  • Ticari burjuvazi için kent yokluğu
  • Hukuk yokluğu
Asya Tipi  Üretim Tarzı (ATÜT)

Marksist düşüncede Modern öncesi dönemde merkezi idarenin güçlü olduğu Osmanlı İmp.ya da Hindistan gibi yerlerde,toprak mülkiyetinin imtiyazlı kimselerin ya da teşekküllerinin değil,devletin elinde olması neticesinde ortaya çıkan üretim tarzıdır.Yani bu uygulama Doğu toplumlarında Kapitalizm gelişmesini engellemiştir.

Werner Sombart:

Kapitalizm ve Protestanlık arasındaki açıklaması Weber'den tamamen farklıdır. Ona göre;Kapitalizmin ,şövalye ahlakının toplamda yol açtığı yozlaşma ve lüxe düşkünlüğünü karşılamak için üretime teşvik edilmiştir der.Ayrıca;Ekonomik akılcılığın daha önceden Yahudi'lerdede var olduğun böylece Yahudilik ile Protestanlık arasında ilişki olduğunu söyler.

1 Mart 2019 Cuma

DİN VE TOPLUM ( 1. ve 2. ÜNİTE VİDEO ANLATIM )


DİN VE SİYASET




Arkadaşlar sınava kadar en azından bir kere bile dinleyebilmeniz  açısından yaptığım video yüklemesini buraya atıyorum..Tüm konular bittiğinde pdf olarak alabileceksiniz diye umuıyorum eğer zamanım kalırsa..umarım bir faydası dokunur. Şimdiden herkese başarılar diyorum.
Youtube linki   için;         
        👇 1. ünite    


NOT:video'da değinmediğim tek şey ;  

*Alexis de Tocqueville 'nin 👉" Amerika'da Demokrasi "adlı kitabı Klasik metinler arasında yer almaktadır. :)))                                                         

11 Şubat 2019 Pazartesi

ANTROPOLOJİ 2.ÜNİTE


KÜLTÜR NEDİR




İnsanın doğa dışında yarattığı ve ona eklediği maddi ve manevi herşey dir.

🌴 Alet yapan kavram: "Homo Faber "
🌴 Buzdan kulübeler : "İglo" dur.
🌴 Kültürün 164 farklı tanımının olduğunu söyleyen ve en geniş tanımını yapanlar "A.I.Kroeber ve C.Kluckhohn 'dur.

Ekolojik Eşik:Canlıların yaşadıkları  ortam ve onların  bu ortama yaptıkları uyarlanmaların bütünüdür.

Değişme Örüntüsü: Değişmenin belirli bir denge içinde ve değişen öğelerin karşılıklı ilişkisi bozulmadan yürümesi durumudur.

İlkel Topluluk: İnsan toplumlarının ve toplumsal özelliklerin ilk halini temsil eden topluluktur.

KÜLTÜRÜN ÖZELLİKLERİ:
  • Evrensel ve özeldir
  • Kapsayıcıdır
  • Toplumsaldır
  • Soyutlamadır
  • Tarihsel ve süreklilik içinde bir olgudur ,dinamiktir,değişmeye tabiidir.
  • Kültür öğrenilir
  • İhtiyaçları giderici ve doyum sağlamaya yöneliktir
  • Bir bütündür ve bütünleştiricidir
  • Simgeler sistemidir
  • Hem maddi-hem manevi yönü vardır                                          *anestek
  • Doğal ve toplumsal dünya ile arada çevirmendir
  • Doğaya el koyar
  • İdeallar sistemidir
  • Uyarlanma tarzıdır
  • Hem uyarlayıcı hem uyum bozucudur.
Özcülük: Varlıkların tarihsel değişmesi ve onların mekansal farklılaşmalarını dikkate almadan onların özünü araştırmaya yönelen bakış açısıdır.



Kültür Devrimi: Bir halkın yaşam tarzını,gelenek,görenek ve inanç biçimlerini kökten değiştirmeye yönelik siyasal müdahaledir. (1917-Ekim devrimi-Sovyet rejimi )

🌴 Kültürler neden birbirine benzerler sorusunun karşılığı "Malinowski"'nin işlevselci kültür kuramının ilham kaynağı olmuştur.

🌴Simgelerin ikonografik anlamı üzerine düşünen kişi "Kastoriadis"dir.

Leslie White Kültürü:Madi öğelerin,davranışların,düşünce ve duyguların,simgelerden oluşan ve simgelere dayanan bir örgütler toplamı'dır,der.

Clifford Geertz Kültürü:Örgütlenmiş bir simgesel sistemler toplamıdır.

🌴 Gözümüzdeki merceklerin farkına varmaksızın dünyaya bakıyoruz diyen kişi👉 Ruth Benedict 'dir. (Dünyayı algılama şeklimizden yola cıkarak böyle bır tanım yapmaktadır)

KÜLTÜREL SÜREÇLER
  • Kültürleme (Enculturation )
  • Kültürleşme (Acculturation )👉 en büyük kültürleşme hareketi :Helenizm hareketidir
  • Kültürel yayılma (Diffusion )
  • Kültürlenme (Culturation)
  • Kültür şoku (Culture Shock) 👉 Tunç Okan'ın 👉 Otobüs filmi
  • Kültürel gecikme (Cultural Lag) 👉 W.F.Ogburn
  • Kültürel özümseme (Assimilation)
  • Kültürel bütünleşme (Integration)
  • Zorla kültürleme (Trans-Culturation)
  • Kültürel değişme ve gelenek 👉"Geleneğin İcadı" fikrini ortaya atan "E.Hobsbawm"'dır.
Çokkültürcülük:Bir ülkede kültürel çeşitliliğin iyi ve arzu edilir olduğu fikri ve bu çeşitliliğin kültürel ve siyasal temsile yansımasıdır.

1 Şubat 2019 Cuma

ANTROPOLOJİ 1.ÜNİTE



ANTROPOLOJİ NEDİR?




Antropoloji: İnsan çeşitliliğinin bilimidir.

Antropoloji'nin yaklaşımı ve İlkeleri:

  1. Bütüncülük
  2. Evrensellik
  3. Uyarlanma
  4. Bütünleşme (küçük ölçekli top.)daha çok görülür.
  5. Kültürel görecelik
  6. Karşılaştırmacılık
Etnikmerkezcilik:Kişinin kendi toplumunun değerlerini ve geleneğini yüceltmesi,onu benzersiz ve diğerlerinin üzerinde bir toplum olarak düşünmesi ve başka toplumları bu açıdan değerlendirmesi.

Kültürel görecelik:Başkalarının inanç ve davranışlarını onların kendi gelenek ve deneyimleri içinde  değerlendirmek ve yorumlamaktır.

Antropoloji'nin üç temel sorusu:
  1. İnsanlar,toplumlar ve kültürler neden farklıdır?nasıl farklılaşır?
  2. İnsanlar,toplumlar ve kültürler neden ve nasıl benzeşirler?
  3. İnsanlar,toplumlar ve kültürler neden ve nasıl değişirler?
Antropoloji'nin Dalları:
  1. Sosyal-Kültürel Antropoloji (etnografya)
  2. Biyolojik Antropoloji (primatoloji /paleontropoloji /biyoarkeoloji /fiziksel antropoloji/adli antropoloji popülasyon genetiği)
  3. Arkeoloji
  4. Dil antropolojisi
Etnografya:Alanda gözleme dayalı olarak bir topluluğun bütün kültürel yönlerinin kaydedilmesidir.

Yüksek Kültür:Toplumun yöneten,eğitimli ve varlıklı katmalarınca üretilen,çoğunlukla sanatsal ve tüketilen değer taşıyan ve bu nedenle popüler olanın  karşıtı olarak algılanan,genellikle yazılı kültürdür.
                                                                                                                   *anestek
Prehistorya:Yazı öncesi çağlardaki yaşam



Antropoloji'nin Tarihi:

👉Antropoloji'nin babası : "Herodotos" dur.

👉19.yy gelişti

👉 Yazının ortaya çıkmasıyla başladı

👉Sömürgeciliğin bilimi yaftasını aldı.

👉Antropoloji ile ırkçılık ortaya çıkmıştır.

Hemosantrizm:İnsanı bütün canlılar ve cansızlar dünyası içinde merkezi bir değer olarak alan, insanın bu varsayılan değeri üzerinden diğer canlı ve cansız dünya üzerindeki tahakkumunu ve denetimini meşrulaştıran görüş (Herşey insan için  görüşü hakimdir)

Oryantalizm:Batılı gözüyle doğuya bakmaktır.

👴 Amerikan antropolojisi  :  Franz BOAS

👴İngiliz antropolojisi      : R.Brown

Geosantrizm :Güneşin,dünya çevresinde döndüğünü,dünyanın evrenin merkezi olduğu görüşüdür. "Aristoteles" ortaya atmıştır.

Kültür - aşırı çalışma:Araştırmacının kendi kültürü dışına çıkarak başka kültürleri çalışmasıdır.

📚 Türlerin Kökeni  ⟶ "Darwin " in kitabıdır. (1859)

Bilimleri yöntemsel bakımdan ;

  • Tin bilimleri
  • Fen bilimleri    diye 2'ye ayıran kişi W.Dilthey 'dir...

Nomotetik yaklaşım: Genel bir ilkeye ya da yasaya yönelik bilgi üretimi ya da verilerin ve bulguların bu amaçla değerlenidirildiği yaklaşımdır.

İdiyografik yaklaşım:İnsani gerçekliğin çeşitli yönlerini her birinin kendi özel tarihsel gelişimi ve konumu açısından değerlendirilerek her biri için benzersiz,birbirine kıyas edilemeyecek ve ortak bir ilkeye varılamayacak bir bilgi alanı açma yaklaşımıdır.

Antropoloji'nin yöntemi ve araştırma teknikleri:


  1. Alan araştırması yöntemi
  • Katılarak gözlem tekniği kullanılır
                                                                                                         *anestek
      2. Kültür tarihi yöntemi
  • Hikayeci etnografya               
Emik yaklaşım: Topluluğun öznel değerleriyle fiziksel ve toplumsal dünyayı,onların doğaüstü ile girdiği ilişkiyi anlama ve anlamlandırma becerisidir.

Etik yaklaşım:Genel antropoloji bilgisinin bize öğrettikleriyle ve farklı deneyimlerin birikimi olan bir genel kültür bilgisiyle bir topluluğun değerlerine ve yaşam tarzına eğilme pratiğidir.


9 Kasım 2018 Cuma

KLASİK SOSYOLOJİ TARİHİ 4. ÜNİTE

-
KLASİK SOSYOLOJİDE YEMEL YAKLAŞIMLAR-II:EMİLE DURKHEİM





🌱 Sosyoloji'yi bağımsız bir disiplin olarak kurma ve ona bilimsel statü kazandırma konusunda çalışmıştır.
🌴 Pozitivist'tir
🌴 Marx'ın tersine işbirliğini savunur.
🌴 Sosyolojinin çalışma alanı ona göre ;Toplumsal Olgular'dır.
  1. Maddi toplumsal olgular
  • Toplum
  • Toplumun yapısal bileşenleri (kilise,devlet)
  • Toplumun morfolojik bileşenleri (nüfus dağılımı vs.)
     2.Maddi olmayan toplumsal olgular
  • Ahlak
  • Kolektif bilinç
  • Kolektif temsiller ve eğilimler
👉Maddi olgular,maddi olmayan toplumsal olguları etkiler.!

Toplumsal bir olgu nedir?

Toplumsal olguyu diğer olgulardan ayıran iki ayırıcı nitelik vardır:
  1. Bireylerin bilinçleri dışında gelişir
  2. Kendilerini bireye zorla kabul ettirirler.
  • Dışsallık
  • Kısıtlayıcı   özellikleri vardır.
👉Toplumsal olgular içselleştiği ölçüde bireylerin davranışlarını belirlemektedir.

Toplumsal olguların gözlemine ilişkin kurallar:
  1. Her türlü peşin hükümden sistematik olarak kopmak gerekir
  2. Ele alınan toplumsal olguyu muhakkak tanımlamak gerek
  3. Olguları kendi tekil ve değişken görünümlerinden  soyutlayarak incelemek gerekir.
Normal ile patolojik olanın ayrımına ilişkin kurallar:
  1. Bir olgunun normal sayılmasının temel nedeni onun sıklığıdır.
  2. Belirli bir oranın dışında seyreden suç ise patolojiktir.
Toplum tiplerinin belirlenmesine ilişkin kurallar:
  1. Tek parçalı 
  • horde(ilkel toplum)-klan (en basit toplum)-site 
Daha önce hiçbir parçalanmanın izini taşımayan sadece var olan haliyle tek bir parça olan toplumdur.

     2. Çok parçalı toplumlar (Avustralya kabileleri)

Toplumsal olguların açıklanmasına ilişkin kurallar:
  1. Bir toplumsal olgunun nedeni ancak başka bir toplumsal olguda aranmalıdır.
  • Nedensellik
  • İşlevsellik  yöntemleri kullanılır.
👉Durkheim işlevselci(fonksiyonalist) olarak adlandırılan bir toplum modeli benimsemiştir.



👉Toplumsal olguların incelenmesinde "deneyleme yöntemi" kullanılmaz ,onun yerine " birlikte değişim yöntemi " kullanılır.
  • Durkheim'e göre insanlar temel ihtiyaçlarını karşılasalar bile tatmin olmazlar.insanlar bencil dürtülere ve tutkulara sahiptirler.
Toplumsal İşbölümü:

Farklı ama bir bütün içindeki faaliyetleri yerine getiren kişi ya da grupları koordine etmeyi sağlayan,istikrarlı bir düzenlemeyi anlatır. Maddi nitelikte bir toplumsal olgudur.
  1. Mekanik dayanışmacı toplum
  • işbölümü oldukça sınırlı
  • sanayi öncesi toplumlarda görülür
  • kolektif bilinç oldukça gelişmiştir
  • ahlak sistemine kuvvetli bağlandıkları için hukukları cezalandırıcı hukuktur.

     2.Organik dayanışmacı toplum
  • işbölümü yogundur
  • modern toplumlarda görülür
  • konsensus gelişmiştir
  • kolektif bilinç zayıftır
  • onarıcı-iade edici hukuk vardır
Kolektif bilinç: Bir toplumda yaşayan bireylerin ortak inanç ve duygularıdır.

Dİnamik yoğunluk:Bir toplumdaki insan sayısını ve insanlar arası etkileşim miktarını ifade eder.

Anomi:Toplumsal geçiş dönemlerinde normların olmadığı ya da görece normsuzluk durumudur.

İntihar olgusu:Durkheim'a göre sosyolojik bir olgudur.Toplumsal dayanışmanın çok yüksek veya düşük olduğu yerlerde bağımlılık ve özerklik ilişkisindeki dengesizliğin bir sonucu olarak ortaya çıkar.
  • Katolikler ve yahudilere oranla :protestanlar'da
  • Evlilere oranla:bekar erkeklerde
  • Köydekilere oranla:şehirde yaşayanlarda   daha sık görülür.

👉Durkheim'a göre intihar :Maddi olmayan bir olgudur.Yani;
  • Kolektif bilinç
  • kolektif temsiller
  • kolektif eğilimler   gibi sebeplere dayanır.
İntihar tipleri
  1. bencil                                                             
  2. anomik                                               
  3. özgeci
  4. kaderci                               
Bencil ve anomik intihar tipleri: Toplumsal bağların zayıf olması ile alakalıdır.Modern endüstriyel toplumlarda görülür.
Özgeci ve kaderci intihar tipleri: Geleneksel toplumlarda görülür.Özgeci aşırısı bütünleşme olduğunda ,kaderci ise daha çok köleler arasında yaygındır.

Din olgusu:Durkheim'e göre din yüce bir tanrıya inanmak değil,kutsal sayılana inanmaktır.Ona göre dinin kaynağı ,kolektif bilinç'tir.Yani toplumdur.

Totemizm:Çevredeki özel şeylere,hayvanlara,bitkilere,özel yerlere ve nesnelere tapınmayı ifade eder.En ilkel ve en basit din biçimidir.